ANIT VE PARKLAR ÖNEMLİ

YEMUZ Nevzat Tarakçı

İYİ NİYETLE YAPILMIŞ KÖTÜ BİR ÇALIŞMA
21 Mayıs tartışmalarımız bitmiyor bizim.
Yıllarca 21 Mayıs programlarını konuştuk, içerikleri tartıştık.
Şimdilerde, nur topu gibi bir tartışma konumuz daha oldu.
Kahramanmaraş-Göksun’da bugünlerde açılışı yapılacak olan soykırım- sürgün anıtı.
Anıtla ilgili çok sert eleştiriler var:
İfadeden, duygudan yoksun çok çirkin bir anıt!”
“Bu anıt, sanat ve estetikten nasipsiz kaba bir yapı…”
“Bu ruhsuz, bu cansız, bu amacını aşmış yapı bize asla yakışmaz!”
“Bu yapı bizim sürgün-soykırım anıtı olamaz!”
“Bu eli çocuklara nasıl anlatırsınız?”
Ele benzese bari!”
“İçinde bir gram kültür duygusu olan hiç kimse, bu dalga geçer gibi yapılan ucubeyi kabul etmez!.. Gibi pek çok eleştiri var!

ANIT VE PARKLAR ÖNEMLİ
Bu tür anıtların, parkların tarih ve kültür bilincini arttırmak için ne kadar önemli olduğu tartışılmaz bir gerçek.
Ama yapılan bir eserin, bu tarih ve kültür bilincini yansıtacak bir sanat ve estetik tarafının da olması gerekmez mi?

SOYKIRIM- SÜRGÜN ANITI 5 HAZİRAN’DA TÖRENLE AÇILACAK
Kahramanmaraş Büyükşehir Beleyesinin katkılarıyla Göksun-Fındık köyünde yapılan
21 Mayıs soykırım-sürgün anıtı 5 Haziran’da törenle açılacak.
Her şeyden önce projenin mimarı Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği yönetimini, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesini ve katkı sağlayan herkesi içtenlikle kutluyorum.
Eminim, anıta katkı sağlayan herkes iyi niyetli.
Ama ne yazık ki iyi niyetle yapılmış çok kötü bir çalışma bu!
Evet, ben mimar değilim, ressam değilim ama gözlerim var, görebiliyorum; hislerim var, hissedebiliyorum.
Fotoğraflarda gördüğümüz anıt için yapılan “İnsanı rahatsız edecek kadar kaba, ruhsuz, cansız …” eleştirilerine ne yazık ki ben de katılıyorum!
Kimin ihmali bilinmez ama ortaya çok kötü bir eser çıkmış.
Tekrar söylüyorum, Maraş Büyükşehir Belediyesi ve Maraş Derneği değil eleştiri konusu.
Onların iyi niyetinden asla şüphe edilmemeli.
Ama iyi niyetle bitmiyor işte!

AMAN HA!
Hani Maraş’ımızda “dünyanın en kötü binası” unvanıyla(!) ünlenen, şimdilerde yıkımı tasarlanan o yüksek binamız var ya!
Bir taraftan korkuyor insan, acaba bir ünlü(!) anıtımız daha olur mu diye!

ANITA BAKTIKÇA…
Hani anıt kitabesinde yazıyor ya “Yaşamak için ne kadar çok öldük!” diye.
Anlaşılan bu anıta baktıkça daha kahrımızdan çok öleceğiz gibi!

SANATÇILAR NE DİYOR?
Aslında bir sanat eseri hakkında konuşması gereken elbette gerçek sanatçılardır.
Toplumumuzda sanatçı denilince özellikle de 21 Mayıs denilince aklımız gelen büyük resim sanatçımız Faruk Kutlu, anıtla ilgili ne düşünüyor acaba?
Bu yazıyı yazmaya karar verdiğimde Faruk Bey’i arayıp konuşmak, anıtla ilgili görüşünü almak istedim. Ama gördüm ki Faruk Kutlu anıtla ilgili görüşlerini sosyal medyada paylaşmış bile.
Faruk Kutlu, bu topluma bu kültüre sanatıyla büyük katkı sağlamış, kıymetli çok büyük bir değerimiz.
Bir yazımda, bu büyük sanatçının özellikle resimleriyle toplumumuza katkısını vurgulamış “İyi ki Varsın Faruk Kutlu!” demiştim. http://circassiancenter.com/tr/iyi-ki-varsin-faruk-kutlu/tım.
Eminim, 21 Mayıs hüznünü yaşayan herkes, sosyal medyadan da olsa bir çeşit sanatçımızın resimlerine, tablolarına ulaşmış, bu harika eserleri paylaşmış, bu ölümsüz eserlerle gurur duymuştur.
Elleriniz dert görmesin!
Yüreğinizde sevgi ve huzur hiç eksik olmasın güzel insan!
İyi ki varsın büyük ressam!
İyi ki varsın mütevazi insan!

FARUK KUTLU’NUN GÖRÜŞÜ
Faruk Bey’in doğup büyüdüğü köyün hemen yakınında yapılan bu anıt için Faruk Kutlu şunları söylüyor:
“Ne savaşlar ne sürgün Çerkesleri yok edebilmişti ama bu heykel bütün Çerkesleri resmen suya gömmüş. Çerkeslerden geriye sadece sakat bir el kalmış.”
“Bu aciz eli görenler ‘Siz bu musunuz?” diye sorarlarsa ne cevap vereceksiniz?”
“Ne kadar çok öldük yaşamak için” yazılmış ama ortada canlılık emaresi gösteren hiçbir şey yok. Bu sakat el, yaşamın son noktasını gösteriyor. Yani ölümü, yok olmayı. Çaresizliğin, ezikliğin sembolü olmuş…”
“Bu kadar ezik bir anıt olamaz. Sürgün anıtı değil “eziklik anıtı!”
“…Bu aciz, zavallı bir el… Bu zavallı el ile kimlik bilinci oluşturamazsınız, oluşturursanız da o el gibi sakat olur…”

SANAT  RUHU OLAN ANIT
Bu çalışma ne yazık ki iyi niyetle yapılmış çok kötü bir çalışma!
Bize, sanat ve estetik ruhlu zarif bir anıt ne da çok yakışır!

BİR TEKLİF
Cumartesi günü açılışı yapılacak olan bu anıtın gelin örtüsünün tamamını açmayalım!
Sadece “soykırım- sürgün kitabesini” açalım, kitabeyi okuyalım, o duyguyu tekrar derinden yaşayalım. Programı bunun üzerinden kurgulayalım.
Açmayalım örtüsünü, ta ki bu anıtın sanatkarı(!) zarif bir anıt yapıncaya kadar!
Sanat ve estetik değeri yüksek bir anıt açılış randevusu verip dağılalım!
İçimize sinen, ruh halimiz yansıtan, yanında fotoğraf çektirmeye can atacağımız yeni anıtın açılışında çok daha kalabalık bir halde buluşalım.
Bize, sanat ve estetik değeri yüksek bir 21 Mayıs anıtı çok yakışır!