XVIII-XIX YÜZYILLARDA ADİGE NÜFUSU

QERMOQUE Hamid
Çeviri: BABUG Ergün Yıldız

Adige tarihinde en karışık meselelerden birisi de 18. ve 19. yüzyıllarda Adigelerin toplam nüfusu hakkındaki rakamlardır.

Adigelerin nüfusu hakkında bilgiler, kısmen 18.yüzyılın sonlarında ortaya çıkmaya başladı. Bunun nedeni anlaşılabilir tabii ki: Rus Kafkas savaşları tırmandıktan sonra, hem Ruslar hem başka ülkelerden gelen temsilciler Adigelerin (Kabardey, Besleney, Shapsugh, Abzegh, Natuhac, Bjedugh, Kemırguey, Janey vd.) sayısı ile ilgilenmeye başladılar.

İnsan sayısı konusuna ilk alaka gösterenler Rusların bölgedeki casusları ve diplomatları oldu.

Bunların o dönemlerde gösterdikleri rakamlara göre, Adigelerin toplam nüfusu üç yüz bin ile beş yüz bin arasında değişen sayılarda görünüyordu.

Bu sayıları 18.yüzyılın ilk yarısındaki nüfus olarak gösterenlerden Rus generali Blagamberg; 500 bin, Baron Stal; 307 bin, Rus yazar Tornau; 495 bin olarak vermektedir.

Adige yazar ve aydını Hanceriy’in verdiği rakama göre ise, 1936 yılında Adigelerin toplam nüfusu 265 bindi. Adolf Berge’in 1858 yılı rakamı olarak verdiği sayı ise Hanceriy’den biraz daha fazla olarak 290 000 kişidir.

Şaşırtıcı olan şey ise, Sovyet dönemi tarihçilerinden Kafkas savaşları ile ilgilenmiş olan bir kaç kişinin de bu rakamlar konusunda hemfikir görünmeleridir.

Örneğin bu tarihçilerden birisi olan Konstantin Gardanov’un verdiği rakamlara göre Adigelerin 18.ve 19. yüzyılda sayıları 500 bini geçmiyordu.

Adigelerin yaşamını ve geleneklerini en derinlemesine inceleyen kişilerden birisi olan Polonyalı devrimci Teofil Lapinski’dir (1826–1886) .

Lapinski 1857 yılında Kafkasya’ya gelerek üç yıl süre ile Shapsughların, Abzeghlerin, Natuhacların ve diğer halkların arasında yaşadı, dolayısıyla onun bu üç yıl içerisinde Adigelerin sayısı konusunda bilgisi olmaması düşünülemez.

Lapinski’nin 1863 yılında Hamburg’da yayınladığı “Kafkas dağlıları ve Ruslara karşı yürüttükleri “özgürlük mücadelesi” kitabında yazdığına göre; K’ıaxe Adigelerinin (Kaberdeyler ve Besleneyler hariç) sayısını “900 binin üzerinde” olarak vermektedir ki, söylediğimiz gibi buna Kabardey ve Besleneyler dahil değildir.

Bu konuda “Savaştaki Çerkes halkının sayısını tam olarak kimse bilmiyor, benim tahminime göre onların sayısı 900 binin üzerindedir” yazıyor Lapinski.

Bir başka Rus kaynağında 290 bin gibi bir sayıya rastladım.

Rus kaynaklarından aldıkları rakamları kullanan birçok Avrupalı yazar ve araştırmacı da bu rakamlara yer veriyorlar kitaplarında.

O dönemde Çerkesler ile savaşan Rus ordusunun sayısı, deniz kuvvetleri hariç olmak üzere 200 binin üzerindedir.

Eğer Çerkeslerin toplam nüfusu söylendiği gibi 290 bin olsaydı, Rus çarı herhalde 200 bin askerden oluşan bir ordu göndermezdi Kafkasya’ya.

Söylediğimiz gibi Lapinski’nin Kafkasya’ya gelişi, 1857 yılına yani savaşın son dönemine rastlamaktadır.

1829 yılında Rus ordusu adına bölgede casusluk faaliyeti yürüten G. V. Noviçki’nin verdiği rapora göre, o tarihte K’axe Adigelerinin sayısı [diğer bir deyişle Psıj nehrinin diğer yakasındakilerin] 263 bin olarak gösterilmektedir.

Noviçki bir yıl sonra tekrar bölgeye dönerek, araştırmasına K’axe Adigelerinin tümünü kapsayacak şekilde devam etti.

Onun o dönem yürüttüğü casusluk faaliyetlerine Abat Besleney ve Abat Ubıx isimli iki kardeşin yardım ettiklerini yazan Hanceriy, aynı zamanda Abat Besleney’in çok büyük bilgisi olan birisi olduğunu da özellikle vurgulamaktadır.

Noviçki’nin Abat kardeşlerden aldığı bilgi ile kendi araştırmasını birleştirerek bu rakamlara ulaştığını tahmin etmek güç değildir.

İkinci yıl yürüttüğü araştırmada ise Noviçki K’axe Adigelerinin toplamını 1 milyon 82 bin olarak vermekte, bu nüfusun 54 bin 110 aileden oluştuğunu her ailede ortalama 20 kişi olduğunu yazmaktadır. (O dönemin büyük aileleri düşünülünce bu rakamlar doğru görülmekte, daha sonra bu konuda yazanların da verdikleri bilgilerde her Adige ailesinde 20’den az kişinin olmadığı başka araştırmacılar tarafından da belirtilmektedir.)

Günümüz araştırmacıları ise, bu rakamları abartılı bulmakta, kabul etmemektedirler.

Onlara göre o dönemde ortalama Adige ailesinde ortalama nüfus 8 kişi civarındadır.

Fakat konu hakkında doğru dürüst bilgisi olan ve Eski Adige aile yaşantısını bilen biliminsanları, o dönem Adige ailelerinde 20 kişinin hatta daha fazla nüfusun olmasını normal karşılıyor, o dönem ailesinde bir kaç neslin ve bir kaç kardeşin bir arada yaşadığını hatırlatıyorlar.

Adige töresinde, ailenin büyüğü (tx’amade) yaşadığı sürece, tüm aile aynı çevrimli alan içerisinde bazen bir bazen bir kaç ev olarak yaşarlar. Dolayısıyla bizim aile yapımıza göre aile olarak adlandırılan şey başında büyüğü (tx’amade) olan ev(ler)dir.

Bu ev veya evler bir kaç aileden oluşurdu söylediğimiz gibi.

Noviçki’nin 54110 olarak belirttiği aile (pş’ant’e) dediğimiz ve yukarıda anlattığımız aile biçimidir, bu gün anlaşılan çekirdek aile değil, zaten kendisi de bu kelimeyi “dvor-avlu” sözcüğü ile tanımlamaktadır.

Aynı şeyleri Kabardey Adigeleri için de söylemek mümkündür.

Pek çoğunun hiç hoşuna gitmiyor Adigelerin sayılarının geçmiş dönemlerde (örneğin 16. 18. yüzyıllarda) yüksek verilmesi, yüksek yazılıp söylenmesi.

Örneğin Berje’in verdiği rakama göre, 1858 yılında Kaberdeylerin sayısı 36 bini geçmemektedir.

Onunla aynı kafada olan Sovyet tarihçileri de vardır.

Bunun nedeni anlaşılabilir bir şey değildir bizce, niçin Adigelerin sayısını özellikle düşük göstermek gibi bir çaba içerisinde olsun birileri?

Rus ordu komutanlığında görevli Johan Blagamberg 1834 yılında yayınladığı “Tarihi, topografik, etnografik ve istatistik yönlerden Kafkas savaşının betimlemesi” isimli kitabında, 1804 yılında Kabardey ailelerinin sayını 45 bin olarak vermektedir.

Kanlı savaştan ve bulaşıcı hastalıklardan sonra bölgede kalan Kabardeylerin sayısı yine Blagamberg’e göre 30 bin civarındadır.

Onun yazdıkları doğruya en yakındır, çünkü 18. yüzyılda bölgede yaşayan insanlardan, 19.yüzyıl başlarında geriye kalanların sayısı nüfusun 10’da 1’idir.

Tarihi bilgiler 18.yüzyıl sonunda Kaberdey bölgesindeki Adigelerin sayısının 500 binden az olmadığını göstermektedir.

1793 yılında Kabardey bölgesine gelen akademisyen Peter Simon Pallas’ın yazdığına göre, bir saldırı anında Kabardeyler tek seferde 20 bin atlıyı harekete geçirebilmekteydiler.

Tarihi bilenler az çok bilirler ki bir saldırıda öncelikle cepheye gidenlerin büyük çoğunluğu wuerq sınıfından olanlardı.

Bunun anlamı: Eğer o dönemde Kabardey nüfusu 500 binden az olsaydı,bir seferde 20 bin atlı wuerq çıkartabilmeleri mümkün olmazdı.

Ayrıca bir savaş anında toplanıldığında ise, bu wuerqlerin her birisinin yanında yaya veya atlı olarak 5-6 savaşçı olurdu.

Bir başka deyişle Akademisyen Pallas’ın da doğruladığı bilgiye göre, Adigeler bir savaşta cepheye atlı veya yaya olmak üzere 100 bin civarında asker toplayabilmekteydiler o dönemde.

Böyle bir ordu toplayamasalar 1707 yılında Kırım hanının 80 bin kişilik ordusunu dağıtabilirler miydi? Bu savaşla ilgili Rus ve Avrupa tarihçileri detaylı bilgiler vermektedirler.

Profesör DZEMIX’ Qasbolet eski Adige ailelerinde 20’den fazla insan olduğu düşüncesini desteklemektedir. Onun yazdığına göre eski Adige ailelerinde 20 ile 100 arasında fert yaşadığı olurmuş.

Qasbolet bunun nedeni olarak da, yukarıda söylediğimiz gibi bir Adige Avlusunun içerisinde bir kaç kardeşin bir veya bir kaç ev olarak birlikte yaşamalarını göstermektedir.

Bu bilgilerden hareketle DZEMIX’ Qasbolet 18. yüzyıl ortalarında Kabardey bölgesinde 450 bin civarında insanın yaşadığını yazıyor ve tarihi bilgilerden Kabardey Adigelerinin bir gün içerisinde 30 bin atlıdan oluşan birlik meydana getirebildiklerinin anlaşıldığını belirterek dikkatimizi çekiyor: “Bu bahsettiğimiz rakam sadece Kabardeylerdi.”

Birçok biliminsanı Bu gün Adigey olarak adlandırdığımız K’axe Adigelerinin sayını 1 milyondan fazla olarak vermektedirler.

Bu düşüncede olanların birçoğu 1 milyon 700 bin sayısında birleşmektedir.

Örneğin Nikolay Tarasov 1853 yılında şöyle yazmaktadır: “Mareşal Çerkasskiy’in emri ile yapılan araştırmada toplanan bilgilere bakılırsa Adigelerin sayısı 1 milyon 700 bin civarındadır, onlar cepheye 250 bin asker sürebilecek güçtedirler.

Psıjj bölgesi Kazaklarının tarihi üzerine araştırmalar yapan F. A. Şerbina, Noviçki’nin gösterdiği 1 milyon 82 bin 200 sayısının az olduğunu belirtmekte, K’axe Adigelerinin sayısının bundan çok daha fazla olduğunu yazmaktadır.

Adigelerin sayısının milyonun çok çok üzerinde olduğunun bir başka delili ise, savaş sonunda Kafkasya’dan sürgün edilen Adigelerin sayısıdır.

Abhaz bilimadamı Georgiy Dzidzariya’nın yazdığına göre, savaşın hemen sonrasında 900 bin  civarında Adige Osmanlı’ya sürülmüştür. O dönemde Kafkasya’da kalan toplam Adige sayısı sadece 100 bin  kişidir.

KAPAT