WUMAR BIRSEY: İLK YAZAR VE YAYINCIMIZ

Marite Jılase
Adige Psatle Gazetesi Eğitim ve Bilim Bölümü Müdürü
Adige Psatle, 13 Mart 2008
Çeviri: HAPİ Cevdet Yıldız

Bu yıl, Adige yazı dilinin 5.yılını bütün bir yeryüzündeki Adigeler olarak kutluyoruz. Bundan beş yıl önce, Mart 2003’te Dünya Adige Khase-Xase (Хасэ) örgütünce, 14 Mart günü bir Kutlama Günü olarak kabul edilmiştir. Çünkü 14 Mart 1853 günü ilk Adigece yazılmış kitap yayınlanmıştı. “Адыгэбзэ псалъалъэр” (Adigece Sözlük) adını taşıyan bu ilk Adigece kitap büyük bir bilim insanımız olan Wumar BIRSEY (Бырсей Умар) tarafından yazılmıştı.

Yüksek eğitimden geçmiş bilgin bir Adige aydını olan Wumar Bırsey 1807 yılında doğmuş, henüz 8 yaşında iken de kaçırılarak Osmanlı ülkesine götürülmüş, Mısır Valisi  Kavalalı Mehmet Ali Paşa‘ya satılmıştı. Kısa sürede çocuğun çok zeki biri olduğu anlaşıldı ve böylece kendisine eğitim yolu açılmış oldu (*). Bırsey, daha 18 yaşında iken Adigece dışında Fransızca, Tatarca, Türkçe, Farsça ve Arapça’yı da öğrenmişti.

1825’te öğrenim görmek üzere Fransız başkenti Paris’e gönderildi, orada üç yıl politeknik enstitüsünde okudu, ardından doğduğu topraklara, Kafkasya’ya döndü. 1843’te Kafkasya’daki Rus Ordu Karargahı’nda çevirmenlik görevine başladı. Ardından Stavropol kentindeki bir okula, Adigece dersi başöğretmeni olarak atandı. Öğretmenlik yaşamı süresince araştırma ve derleme çalışmaları da yaptı. Bunlardan  biri de sözünü ettiğimiz Adigece ilk kitap olan “Adigece Sözlük” ‘tür. Rusya Bilimler Akademisi’nden biliminsanları, Adigece gibi çok sesli bir dili, değişik harflere dayanarak yazma yolu bulmanın kolay bir şey olmadığını, bir yetenek ve başarı örneği olduğunu vurgulamışlardı.

Bu büyük Adige bilgininin Adigece’ye ilişkin çalışmaları dilimizin gelişmesinde, kuşkusuz önemli katkılar sağlamıştır. Günümüz araştırmacıları ve biliminsanları hala Bırsey’in çalışmalarından yararlanmaya devam etmektedirler.

Yeryüzündeki dillerin en eskilerinden  biri olarak kabul edilen Adigece, ne yazıktır ki günümüzde önemli sorunlarla karşı karşıya; bu durum Birleşmiş Milletler‘in (BM) dillerle ilgili çalışma komisyonu kayıtlarına da geçmiş durumda. Söz konusu BM belgelerine göre, Adigece gelişen ve bir gelecek umudu vaat eden dillerden biri değildir. Ayrıca Kızıl Kitap’ta gelişme umudu vaat eden Rusya dilleri  arasında Abhaz-Adige dillerinden hiçbiri bulunmamaktadır.

Bu olumsuz durum, Adigece’nin gelişmesi için yoğun çabalar harcayan  sanat ve bilim adamlarımızı derinden kaygılandırmaktadır. Adigece’nin koruma altına alınması ve yeniden eski konumuna ulaştırılması (canlandırılması) amaçlı bir karar KBC Parlamentosu tarafından alınmıştır. Bu yıl birkaç (20 kadar okul -HCY) okulun ilk sınıflarında Adigece (ve Karaçay-Balkarca -HCY) eğitime yeniden başlanmıştır. Böylece Adigece’nin yeniden canlandırılması doğrultusunda atılmış kalıcı bir ilk adım olmasını diliyoruz.

Adige aydını Şor NEGUME (1794-1844), halkımızın mutlu ve aydınlık bir geleceğe kavuşması özlemi içindeydi: “Bugünkü  ve gelecekteki kardeşlerimden (yöneticilerden)  tek isteğim, anadilimize aşk ve sevgiyle bağlanacak yeni kuşaklar yetiştirmeleridir” diyordu. Bu büyük bilim adamımızın bu yüce özlemini boşa çıkarmamalıyız, “dilimizi yitirdiğimizde” ulusal varlığımızı da sürdüremeyeceğimizi “yaşayan her Adige insanının” (лъы зыш1эт адыгэ псом) bilmesi gerekir.

NOT: O zamanki Osmanlı gericiliğine karşın, Kavalalı Mehmet Ali Paşa Fransız uzmanlardan yararlanarak Mısır’da reformları ve Batı tipi modern eğitimi başlatmış, büyük bir kalkınma faaliyeti içine girmişti. Bu bağlamda Fransa’ya öğrenciler gönderiliyordu. Wumar Bırsey de bu öğrencilerden biridir. -HCY

KAPAT