VALİ BİLE OLAMADIM

ELBEG Murat Duman
03.12.2005

Vaktiyle bir köyde kendi halinde ihtiyar bir köylü yaşarmış. Adamın haylaz bir oğlu varmış. Sürekli oğlundan yakınır, oğluna “sen adam olamasın” der dururmuş. Gel zaman git zaman çocuk şehre okumaya gitmiş. Aradan uzun yıllar geçmiş ve bir gün ihtiyar köylünün kapısını zaptiyeler çalmış. Adamcağızı “Vali seninle görüşmek istiyor” diyerek, evinden alıp Vali Konağı’na götürmüşler. Valinin huzuruna çıkan ihtiyar köylü, onlarca tablonun ve çiçeklerin süslediği muazzam odanın ortasındaki masada oturan Vali’yi hemen tanımış. Vali şehre okumaya giden kendi oğluymuş. ”Bak baba, bu eşsiz konak ve tüm bu şehir benden soruluyor. Sen bana hep adam olamazsın derdin ama bak ben buranın valisi oldum” demiş.

İhtiyar köylünün verdiği yanıtı hepimiz biliyoruz; “ben sana Vali olamazsın demedim ki, adam olmazsın dedim…”

Hayatta her şey olunabileceğini ama insan olmanın her şeyden üstün olduğunu anlatan hoş bir hikâye bu. Elbette anlayana…

Evet hayatta istediğimiz her şey olabiliriz; mühendis, doktor, iş adamı, öğretmen… ve hatta anne ve baba. Ama en zor olanı insan olmak olsa gerek.

Bu öykü nerden aklıma geldi…

Geçenlerde oturmuş düşünüyordum. Bizler hep yıllarca Kafkasyalı olduğumuzla öğünmüş durmuşuzdur. En büyük tarih, en güzel kültür hep bizimki olmuştur. En iyi Çerkes biz olmuşuzdur. Yani hep yıllarca atalarımızın yaptıkları ile öğünmüşüzdür. Elbette övünülmesi gereken bir kültürümüz ve tarihimiz var. Bence her şeyiyle övünülmeyi hak ediyor.

Ancak hiç düşündük mü biz bu kültür ve tarih için ne yaptık? Kendi yaptığımız bir işle hiç öğündük mü? Hadi gene biz iyiyiz. Atalarımız bizlere övünülecek bir kültür ve tarih bırakmışlar. Peki bizler çocuklarımıza nasıl bir tarih ve kültür bırakacağız? Onlar ne ile öğünecekler?  Onların öğünmeye hakları olmayacak mı?

Bizler Çerkes’iz. Yani yukarıdaki hikaye’ye göre birer Vali. Her birimizin çocuğu da Çerkes olarak dünyaya gelecekler. Çocuklarımıza onların bir Çerkes olduğunu, içinde yaşadığımız ülke insanlarından tarih ve kültür yönünden farklı olduğumuzu söyleyeceğiz. Ancak Çerkes gibi yaşamasını ve davranmasını bilmedikten sonra sadece Çerkes olmak neyi değiştirecek. Beraber yaşadığımız halklardan bizi ne ayırt edecek? Farklı olduğumuzu nasıl ispat edeceğiz?

Çok güzel ve gösterişli bir kaleminiz olabilir ama yazmadıktan sonra ne işe yarar ki?

Unutmadan; bu adam nasıl yaşıyor, neler yapıyor, diye belki aklından geçirenler olabilir.

Hemen söyleyeyim, ben Vali bile olamadım…

Bildik bir öykü…

KAPAT