TEŞEKKÜR ve 156 YILIN MUHASEBASİ

YEMUZ Nevzat Tarakçı

Sakın ha!
21 Mayıs bitti diye kimse dükkânı kapatmasın!
Daha yapılacak çok işimiz, yürünecek uzun yolumuz var!
Mesela hemen bugün 22 Mayıs’ın programını yapmalıyız.
Bu programı en etkili şekilde uygulamalıyız.
Hem de coşku ve heyecanla!

TEŞEKKÜR
Bu yıl, her şeye rağmen, sosyal medya ağırlıklı da olsa
Sesimize güzel sesler karışarak 156 yıllık acı, dünyaya iyi kötü yankılandı.
“Çerkes Sürgün ve Soykırımı”nın yıldönümünde, bu tarihi kara günde, Çerkes toplumunun acısını paylaşan, bu onurlu mücadelede, yaslı yüreklerin sesi olan, siyasiler, sanatçılar, sporcular, STK temsilcileri… duyarlı, zarif güzel insanlar, binler teşekkür size!

ŞİMDİ NE YAPACAĞIZ?
Şimdi ne mi yapacağız?
Elbette 22 Mayısların programını yapacağız!
Hemen uygulayacağız!
Daha çok çalışacak, daha çok üreteceğiz!

156 YIL NE YAPTIK?
Çerkes toplumu olarak bir buçuk asırdır Türkiye’de bu kültürle yaşama adına neler ürettik?
Elbette yapılan çok köklü güzel çalışmalar var!
Bu konuda yüreğini ve zihnini toplumuna adamış kültür insanlarımız da var!
Ancak toplum geneline bakarsak durum vahim!
Sanırım geneliyle çok konuşmuş, az üretmişiz. 

KONUŞTUK
156 yıldır konuşuyoruz.
Ama hep konuşuyoruz.
Az üretiyoruz.

ÖVÜNDÜK
Konuşmalarınız bitince başladık övünmeye...
O kadar övündük ki…
Çalışmaya, üretmeye zaman kalmadı!

ELEŞTİRDİK
Övünmeye ara verdik
Kıpırdayanı eleştirdik!
Çoğu da olumsuz eleştiri.
Yapıcı eleştiri, nadiren!

OYNADIK
Eleştiriden usandık başladık oynamaya
Oynadık, hep oynadık,
Yorulunca dinlenmek için oynadık!
Nasıl oynadığımızı oyladık!

ÇALDIK, DİNLEDİK
Oyalandık işte, güle oynaya…
Çaldık, dinledik!
Her havada oynadık!
Her mekânda oynadık.
Oyun havalarıyla yetinmedik, an oldu ağıtlarla oynadık!

YORULDUK
Oynarken yorulduk!
Dinlenmek için de oynadık!
Yorulunca bir daha oynadık!

UNUTTUK
Çalışmayı, üretmeyi unuttuk!
Ana dilimizle konuşmayı da…
Çok konuştuk, ama ana dilimizle değil!
İşte o yüzden ana dilimizi de unuttuk!

Dilimizi, tarihimizi, kültürümüzü…
Başka dillerle konuştuk!
Başka dillerle övündük!
Ana dilimizi unuttuk, “xabze” mizi unuttuk!

BİZİM 21 MAYIS’IMIZ VAR!
Olsun, 21 Mayıs’ımız var bizim.
O gün, gözyaşlarıyla içimizi döker, günah çıkarır kurtuluruz!

UNUTMAYACAĞIZ!
Şişkin egoyu,
Didişmeyi,
Yıkıcı eleştiri yapmayı,
Didişerek enerjiyi boşa harcamayı,
Kuru kuru övünmeyi… unutmayacağız!

Biz bu özelliklerimizi unutmayacağız!
Hatta bu özellikleri yeni nesle de öğreteceğiz, onlara da unutturmayacağız!

ÜRETMEYECEĞİZ
21 Mayıs bitti, şimdi dükkânı kapatacağız!
Gelecek 21 Mayıs’a kadar konuşacağız, eleştireceğiz ama hiçbir şey üretmeden gelecek 21 Mayıs’ı bekleyeceğiz!
Bu gidişle bizde 22 Mayıs olmayacak!
22 Mayıs’ı hiç yaşamayacağı!

BİRLİK OLMAYACAĞIZ
Yine kendi içimizde savrulacağız!
Yine, “Senin kaşının üstünde neden göz var?” diyeceğiz.
Yine; “Armudun sapı, üzümün çöpü!” diyeceğiz.
Diyeceğiz de diyeceğiz!
Yine birlik olmayacağız.
Gereğini yapmayacağız.
Biraz daha oyalanacağız!

İYİ ÇERKES KİM?
Sahi iyi Çerkes kim?
Çok konuşan mı?
Çok övünen m
Yoksa çok üreten mi?

KAPAT