SINIFI GEÇTİM

Konuk

Gençlik yılarımızın dergileriydi KAMÇI ve YAMÇI.

Onlarla tanımaya başlamıştık kültürel değerlerimizi. Bulmaya çalışıyorduk öz benliklerimizi. Materyaller o denli azdı ki, olanı da bulmak sorun. TARİHTE KAFKASYA yasaklılar listesindeydi, bulabileninde baş yapıtıydı. İnanılmaz bir bilgi hazinesiydi, o günlere dair.

O dergilerden birinde birkaç hikaye okumuştum, bir tanesi yakın zamanda FORUM da yazıldı, (Bir Öykü Misafir.. Kısaca Hoşgörü, başlığında) tekrar o günleri çağrıştırdı.

Beni etkileyen bir tane daha var ki, bir türlü bulamadım. Salt arama adına da o denli zamanın olmadığından hatırımda kalan ana felsefesini
anlatmaya çalışayım. Orijinali bulanın göndermesini rica ediyorum.
______________________

Koşuyor koşuyor, adeta minicik yüreğini çatlatırcasına, ufacık ciğerlerine meydan okurcasına koşuyordu, ufak çocuk.

Elektrik direklerinin birbirine bu denli uzak mesafede olduğunu ilk defa fark ediyordu. Yukarı baktığında adeta teller uçuyordu ama ne bitmez
bir yolmuş bu diye hayıflanıyordu bir yandan, ufak çocuk.

Heyecandan kalbi bir misli daha atıyordu ufak çocuğun, bugün çok
özeliydi onun.

Kolay mı, bir yıldır emek veriyordu, kar demeden, kış demeden, gidiyordu
komşu köyün ilk okuluna ufak çocuk.

Koşuyor, koşuyordu ufak çocuk. Heyecanına, minicik yüreğine, ufacık
ciğerine aldırmadan.

Sonunda varmıştı evine, ufak çocuk.

”Nan, nan” diye seslendi annesine ufak çocuk.
”Sınıfımı geçtim, nan”

Sarılır miniğine anne.

”Hadi oku oğlum karneni”

”Matematik-5, temizlik-5, hal ve gidiş-5, hüzünlenir ufak
çocuk, ağlamaklı olur, başını eğer sesi biraz kısılır ve titrektir, devam
eder, Türkçe-3…

Tam yirmi sekiz yıl önce okumuştum. Aklıma geldikçe hala içim burkulur
bu hikayeye. Yazanı kutlarım.

Orijinali çok daha güzeldi. Anımsaya bildiğim bu kadar.

KAPAT