SESSİZ YÜRÜYÜŞ – 8 ARALIK KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EYLEM GÜNÜ

Nilgün Nart
14.05.2010

Dünyadaki milyonlarca insan bu gün (8 Aralık) dünya büyük şehirlerinde İklim Değişikliğine Karşı Küresel Eylem Günü’nde, hükümetleri küresel ısınmayı durduracak acil önlemleri almaya çağırmak amacıyla Gezegen ve İnsanlık için bir “Sessiz Yürüyüş” yapıyor olacak.

Küresel Isınma, Küresel İklim Değişikliği ile ilgili bilim adamlarının ve araştırma kuruluşlarının yayınladığı raporlar Gezegenimize ne olduğunu ve felaketleri önlemek için ne kadar süremiz kaldığını gün gibi açığa sermektedir.

Raporlardan en çarpıcı örnekler Gezegenin “Durumunun” vahim, Gezegenin ve İnsanlığın karşılaşacağı felaketleri durdurmak için önlem alınabilecek sürenin 5 yıl, hiçbir önlem alınmadığı takdirde ise gerçekleşecek senaryonun en kötüden daha kötü olacağını gösteriyor;

*İngiltere Meteoroloji Ofisi, Hadley Merkezinin tahminleri 2010 yılından sonra sıcaklığın durdurulamaz bir şekilde artacağını tespit etmiş.

* Birleşmiş Milletler’in Nobel Barış Ödüllü İklim Kuruluşu (IPCC), son ‘sentez’ raporunda şu açıklamalar bulunmakatadır: “Dünya İklim sisteminin ısınmakta olduğu bir gerçektir. Küresel hava sıcaklıklarındaki artışların, her yerde kar ve buzulların erimesinin, ve dünyada deniz seviyelerindeki ortalama yükselmenin gözlemlenmesiyle kanıtlanmıştır. Acilen tedbir alınmaması halinde dünyanın hızla ölüme sürükleneceği, dünya denizlerinde küresel ısınma yüzünden görülen müthiş asitlenmenin denizlerdeki tüm hayat dokusunu altüst edeceği, küresel ısınmanın ise yeryüzündeki canlı türlerinin üçte birini yok edeceği, susuzluk ve kuraklığın tarım hasatını her yerde büyük kesintilere uğratarak büyük kıtlık ve açlıklara yol açacağını ortaya çıkarmıştır”.
* İklim değişikliği konusunda dünyayı ilk defa uyaran Dr. James Hansen görüşü ise açık ve net; “İklim sisteminin eşik noktasında, uçurumun kenarında duruyoruz. Bu eşiğin ötesinde kurtuluş yoktur.”

* Dünya Doğal Hayatı Koruma Fonu (WWF), dünyanın iklim değişikliği felaketine uğraması için 5 yılın bulunduğunu belirtiyor. Ancak 5 yıl içinde gezegensel felaketleri tersine çevirmek için bir çalışma yapılabilir. Ve tarih 2012 dir. 2012 den sonra Dünya hükümetleri tarafından yapılacak emisyon azaltma çalışmaları veya diğer tedbir ve önlemlerin gezegeni kurtarmak için hiçbir değeri yoktur denmektedir.

*Birleşmiş Milletlerin raporları 2020-2025 tarihleri arasında su savaşlarının başlayacağını susuzluktan-açlıktan dolayı dünya canlı türlerinin %50 sinin kitleler halinde öleceğini belirtiyor.

Çeşitli Hükümetlerin sivil savunma birimleri, gizli servisleri, fucuristleri ve üniversiteleri tarafından hazırlanan; insanlığın 30 yıl içinde; küresel iklim değişikliği ile birlikte gelen felaketlerden dolayı nasıl bir savaşın, kargaşanın, açlığın, kıtlığın, felaketin, yok oluşun eşiğine geleceğini açıklayan raporlarına hiç değinmiyorum.

Bilim İnsanlarının yaptığı çalışmalar, bilgiler ve raporlar değerlidir. Fakat asıl değerli olan bütün bu bilgilerle “İnsanoğlunun”, tek tek hepimizin ne yapacağıdır. Neyi anlayacağımızdır. Anladıktan sonra neyi yapmayı veya neyi OL’mayı seçeceğimizdir.

Tüketici alışkanlıklarımızı değiştirmemiz, toplum olarak bilinçlenmemiz, yaşamımıza ve gezegenimize sahip çıkmamız kaçınılmazdır.
Kısacası “değişmemiz” gerekmektedir.

Gezegenimiz ısınmaktadır. Felaketler kapımızdadır.

“”Artık mesele; ben değişsem ne olur değişmesem ne olur, ben gezegen için yürüsem ne olur yürümesem ne olur.””Söylemi basitçe çok saçma ve anlamsızdır.
Gezegen sizin evinizdir. Varlığınızı sürdürdüğünüz yerdir.
Tabiî ki gezegen ve bizler Tek Bir ve Bütünüz.

Gelmekte olan öyle bir kaostur ki; tüm dünyada “ben değişsem ne olur ben yapmasam ne olur” diyenlere bile dokunacak kadar büyümüş bir “Durumdur”.
Sorun bölgesel değil, bütünseldir. Her şeyi kapsamaktadır. Gezegeni, İnsanı, Yaşamı, Medeniyeti, Varoluşumuzu.
Bu sefer hep birlikte hareket geçmek durumundayız. Daha yeşil bir dünyada huzur barış ve sevgi içinde yaşamak için.

İnsanlar değişirken, hükümetlerin de yerel- gezegensel önlemleri almaları ve herkesin nerede ve ne konumda bulunuyorsa bulunsun hassas bir duyarlılıkla ne yapabiliyorsa ne eyleyebiliyorsa kendisi ve diğerleri için söylemesi yapması gerekmektedir.
Gezegensel Durum ve aciliyetten dolayı Dünya İnsanlığına medya ve hükümetleri yoluyla ve hükümetlere de bir takım anlaşmalarla sunulan, Küresel ısınmayı önleyici tedbirler, gezegende yaşayan her insan tarafından uygulanmazsa hiçbir işe yaramaz.
Bu nedenle Birleşmiş Milletlerin raporlarında belirtilen felaketleri durdurmak için harekete geçilecek son 5 senede İnsanlığın taşıdığı Ortak Bilinç çok önemlidir.
Ve şimdiki Dünya Toplumsal Bilincinin bu çalışmayı yapmak için yeterli olmadığının görülmesi anlaşılması gerekmektedir.

Çünkü; herkes birbirine halen “o zaman neden hareket geçmiyoruz?” diye sormaktadır.
Nedeni çok basittir. Çünkü halen hiç birimiz gerçek anlamda harekete geçmedik. Çünkü değişmedik. Halen aynı şekilde hayatımıza devam ediyoruz.

Ve halen gezegene ne olmakta olduğu tam anlamıyla görülemedi ve kavranamadı.

Dünyada yaşayan Bireyler, yaşadığı Dünya Gezegenine ne olmakta olduğunu gördükten sonra yaşamının, insanlığının, diğerlerinin, gezegenin sorumluluğunu üzerine alıp değişebilir.

Bizler bu dünyada tek başına yaşamıyoruz. Yalnız değiliz. Çocuklarımızla, diğer insan kardeşlerimizle birlikteyiz. Bizim yüzyıllardır üzerinde yaşamaya devam etmemize izin veren gezegenimize karşı sorumluluğumuz var.

Çocuklarımızın yarınlarını, tertemiz bir dünya, sevgiyle var olan ve paylaşan bir insanlık medeniyeti bırakarak onlara armağan etmeliyiz.

Çocuklarımıza yarınlarını ve yaşamlarını armağan etmeliyiz.

Bizlerin yetişkinler olarak bundan sorumluyuz.
Ve bizler “değişim” sorumluluğunu üzerimize alarak değişebiliriz.
Ve her birimizin içindeki SEVGİNİN GÜCÜ bunun için yeterlidir.

İnsanoğlunun Bilincinin değişimi, her bireyin düşüncelerinin, dünyayı ve diğerlerini algılayışını, duygularını, davranışlarının değişimini de beraberinde getirecektir.

BİZLER DEĞİŞİRSEK HER ŞEY DEĞİŞMEK ZORUNDADIR.

Bizlerin değişimi; karanlık sistemleri, köhnemiş kurumları, dünyayı kirleten ve yaşamımızı tüketen üretim modellerini, insan olmanın gücünü elimizden alan çıkarcı siyasi yapıları, kemikleşmiş ilişkileri kısaca düşünebileceğiniz HER ŞEYİ değiştirme gücüne sahiptir.

Sistemler insanlar için vardır. İnsanoğlu sistem için değil.
Biz yoksak, biz sisteme katılmazsak sistem de var olamaz. Varlığını sürdüremez.
İnsanın var olan düzene asileşmesi ve katılmaması sistemlerin değişimini gerektirir.
Ve İnsanın gücü yeni sistemleri ve yaşanabilir bir dünyayı yeniden kurabilir. Eğer hep birlikte hareket edebilirsek.

YETER Kİ SİZLER DEĞİŞİN.
YETER Kİ SİZLER DEĞİŞİME BİR ADIM ATIN.
HER YOL BİR ADIMLA BAŞLAR VE BİTER.

Dünyada yaşanan sefalet, savaş, karanlık, acı, açlık; sizlerin değişime atacağınız bir adımla başlayacak ve son adımınızla bitecektir.

İşte o zaman kendimiz çocuklarımız, insan kardeşlerimiz ve dünyamız için her An’ımız ve yarınlarımız muhteşem olacaktır.

(“Küresel Isınma Vakit Geç Olmadan” kitabından alıntıdır.)

KAPAT