“NART”LAR ve “SETENAY”LAR ÖKSÜZ KALIRSA

YEMUZ Nevzat Tarakçı
12.05.2014

Anneyi atlayıp, aileyi unutup gençlikten, gelecekten, eğitimden, kültürden bahsetmek ne mümkün!

Anne değil midir çocuğu bir hamur gibi yoğuran?

İlk öğretmen anne değil mi?

Çerkes toplumu olarak bizim, çok ciddi boyutta, “unutulan bir ana dili derdimiz”, yok olmaya yüz tutmuş bir “kültür meselemiz” var, değil mi?

O halde, hastalık da tedavi yöntemi de belli demektir.

Yani, bizi hepten yok edecek olan da şahlandırıp yüceltecek olan da annedir.

Anne olmadan, anne hesaba katmadan kültür iletişimini sürdürmek mümkün mü?

Mümkün mü, ailede anne, ana dilini konuşmadan çocukların o dili konuşabilmesi, o kültürle yaşayabilmesi?

Eğer evde kültür değerleri hayat bulmuyorsa, kültürel güzellikler buram buram tütmüyorsa beyhude değil mi kültürümüzün köşe taşları olacak “Nart”ları, “Setenay”ları beklemek?

Setenay ve Nart’lar iyi yetişmiyorsa, ana dilini, tarihini bilmiyorsa, öz kültüründen, sanatından habersizse, yani kimliği ve kültürüyle barışık değilse siz bilin ki anne ölmüş demektir.

Bilin ki Setenay Guaşe’ nin kemikleri sızlıyordur.

Yapmayın, etmeyin ne olur “Biz, anneyi kaybettik!” demeyin.

Anneyi kaybedersek kaybedecek bir şeyimiz kalmaz ki bizim!

Ey bu kültürün temsilcileri,

Ey bu toplumun sözcüleri, sanatçıları, yazarları, çizerleri, gelin anneyi bir kez daha konuşalım.

Gelin, bir kez daha annelerimizin konumunu belirleyelim.

Ey kültür ve kimlik bilincine sahip yürekli gençler yetiştirmenin önemini kavramış gayretli, fedakâr güzel anneler,

Unutmayın, siz varsanız vardır bu gençlik!

Siz varsanız vardır bu kültür!

Sizi kaybedersek, kalmaz kaybedecek değerimiz.

Ey karşılıksız sevginin, sınırsız şefkatin, tarifsiz fedakârlığın timsali güzel insanlar, değerli anneler, binler selam size!

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.