MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ TUTANAKLARINDA ZORUNLU DİN DERSİ

Betül Uncular
İşte MGK Tutanakları, Cumhuriyet, 27 Haziran 1987

Milli Güvenlik Konseyi, 1982 yılı Ekim ayının ikinci yarısında, Danışma Meclisi’nin kabul ettiği 1982 Anayasası’nı görüştü. (…) Devlet Başkanı Kenan Evren’in başkanlığında, Orgeneral Nurettin Ersin, Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Oramiral Nejat Tümer ve Orgeneral Sedat Celesun’dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi’ndeki anayasa tartışmaları tutanaklara şöyle geçti:

Orgeneral Tahsin Şahinkaya: Okullarda din dersini, diğer zorunlu dersler meyanında okutacak isek de belki de gelecekte, ‘Anayasa’da hüküm vardır, mekteplerde din dersleri mutlaka okutulması gerekir’ diye, bunun daha da geniş çapta okutulması tehlikesi beliriyor. O yönü ile, acaba -her ne kadar dinin bu okullarda mutlaka okutulmasına inanmıyorsak da- ‘İlköğretim ve ortaöğretim kurumlarında okunan dersler arasında yer alır’ deyince, aynen tarih, coğrafya gibi, matematik gibi bu dersleri de koyacaklarından, onlar gibi yer aldığı için, daha yumuşatıcı ve daha makul şekilde bir ifadenin vücuda geleceğine inanıyorum Sayın Başkanım.

Başkan Kenan Evren: ‘Devletin gözetimi altında…’ Okullarda değil, diğer yerlerde, mesela Kuran kursları açılıyor; Kuran kurslarında hem eğitim var hem de öğretim var; yani hem Kuran’ın nasıl okutulacağının öğretimi yaptırılıyor, hem de namazın nasıl kılınacağının, aptesin nasıl alınacağının, cenaze namazının nasıl kılınacağının eğitimi yapılıyor. Bunlar da devletin gözetimi altındadır.

Yalnız ‘öğretimi’ der isek, buradan ‘eğitimi’ çıkarır isek, o takdirde, ‘Ben eğitim yaptıracağım’ diye bir yer açarlar. Devletin gözetimi altında olmayabilir.

Başkan Kenan Evren: Din Kültürü veriyoruz. Din dersi değil; yani dinin tarihi, dinimizin kuralları içerisinde öğretilmesi lazım gelen hususları bu çocuklara öğreteceğiz. ‘Din dersi’ deyince, Kuranı Kerim’i baştan alıp sonuna kadar… O değil… Çocuk, ilkokulu ve ortaöğretimi bitirdiği zaman bir din kültürüne sahiptir. İslamiyet nedir? Nasıl doğmuştur? Nasıl gelişmiştir? Orada ‘eğitimi’ koymadık, ‘din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında zorunlu dersler arasında yer alır.’ ‘Dersler arasında yer alır’ desek ne olacak, ‘zorunlu dersler arasında’ desek ne olacak?..

Orgeneral Tahsin Şahinkaya: ‘Okutulan dersler arasında yer alır’. Yani bir tarihten, coğrafyadan, matematikten vazgeçilemeyeceği gibi, bu okullarda, bu din dersinden de vazgeçilemez. Bunu da onun gibi, okunan dersler mahiyetinde değerlendirip okutalım Sayın Başkanım.

Hakim Tümgeneral Muzaffer Başkaynak (Anayasa Komisyonu Başkanı): Sayın Başkanım, ilk ve ortaöğretimde özellikle tarih, coğrafya, matematik, fizik, kimya dersleri genel kültür dersleri meyanındadır. Maddenin yazılış biçimine göre din kültürü de o dersler meyanında verilecektir. Ne var ki, bundan önceki tatbikatlarda bunun verilmesi zorunlu olmasına rağmen, anayasada yer almadığı için veya emredici hüküm bulunmaması nedeni ile bu konularda öğrencilerimiz veya Türk vatandaşları, yeterince bilgi sahibi olamamışlardır. Özellikle herhangi bir yabancı ülkenin bütün özelliklerini bilmiş olmalarına, belki belki onun ötesinde, yabancı ülkelerin dini kültürüne ait bazı bilgi sahibi bulunmuş olmalarına rağmen, İslamiyet veya kendi dinleri hakkında herhangi bir kültür sahibi bulunmamaktadırlar.

Hakim Tümgeneral Muzaffer Başkaynak: İhmal edilmiş bir müesseseyi, bu şekilde anayasada ihya etmek zorunluluğu duyulmuştur.

Oramiral Nejat Tümer: Yabancı okullarda, bilhassa Rum okullarında, kendi içlerinde uyguladıkları bir din eğitimi var. Ayrıca bizim kendi Fransız, Alman ve İtalyan okullarımız var; burada hem Türkler okuyor hem yabancılar okuyor. Bu mecburiyet anayasamızda olduğuna göre, bu okullarda da din derslerinin okutulmasını mecburi kılmakta mıdır veya onları bu işin dışında tutabilecekler mi?

Hakim Tümgeneral Muzaffer Başkaynak: Din kültürü, İslam dininden olanlara uygulanır. Zaten yabancılar kendi din kültürlerini almaktadırlar. Bu itibarla anayasada amir hüküm olarak bu konu uygulanacaktır.

Başkan Kenan Evren: Bir milleti dinsiz yapmak mümkün değil. Bu çocuklar din kültürünü okulda almayacak, ailesi vermeyecek. Nereden verilecek? O zaman, isteyen kişi, mahalle mektebine gönderecek, orada öğretecek. Bunu oralalarda öğreteceğine, işte burada hiç olmazsa din kültürünü alır, ondan sonra onu ilerletecekse ilerletir; kursa gider, hoca tutar, ne yaparsa yapar; ona da kimse mani değil.

Orgeneral Nurettin Ersin: ‘Zorunlu dersler arasında yer alır’ konusunun tabii bir ihtiyaçtan doğduğu için konulmuş olduğu aşikardır. Yoksa, ille laikliğe aykırı bir ders eğitimi manasını taşımıyor, ileride gelecek iktidarlar zamanında istismar edilmemesi için zabıtlara bu şekilde geçmesinde büyük yarar vardır. Çünkü 1961 Anayasası’nda böyle bir kayıt yoktu, serbest bırakılmıştı; bu serbestlik, din kültürünün verilmesinde hiçbir zaman başarılı olmamış ve birçok kişi din bilgisinden mahrum kalmıştı.

Bizim maksadımız, bu din kültür ve öğrenimini bu tarzda vermektir. Yoksa asla kimseyi dinin bütün gereklerine doğru zorlamak değil; din kültürü almasını sağlamaktır. Çünkü ülkelerde toplumun birleştirici unsuru olarak din mevcut olduğuna göre, bunu herkesin bilmesi kadar çok tabii bir şey yoktur. Özellikle Türk toplumu büyük bir ekseriyetle İslam dinine girdiğine göre, o halde bu imkanı kendilerine sağlamak ve bilgilerini başka yerlerden alacakları yerde, devletin kontrolü altında almalarını sağlamak, çok daha uygun olacaktır. ‘Zorunlu’ kelimesinin bu tarzda açıklaması, hiçbir zaman laikliğe aykırı değildir ve istismara müsait bir şekilde kullanılmamalıdır.

Başkan Kenan Evren: Efendim Türkiye’de imam hatip okulları neden çoğalmıştır? Bir zamanlar, hatırlarsınız, gidilen her yerde imam hatip okulu isteniyordu; bunların sayısı 357’dir; bugün meslek liseleri dahi o kadar fazla değil. Sebebi: Ana baba, çocuğunun din din dersi almasını da istiyor, ‘Nasıl olsa lise seviyesinde; diğer okullarda bu hiç yoktu; o halde imam hatip okuluna göndereyim’ diyor; hem lise diploması alır hem de din bilgisi alır, diye düşünüyordu.

İmam hatip okulları ve liseleri yanında Kuran kurslarının mütemadiyen memleket sathında yayılması, bunun arkasından gizli Kuran kurslarının çıkmasının sebepleri bunlardır. Aile yapımız belli, geleneklerimiz, göreneklerimiz belli. Aile, çocuğunu böyle bir yere vermeyi tercih ediyordu; namaz kılmasını öğrenecek ve ‘Arkamdan bir Fatiha okuyabilecek’ diye düşünecek; belki o zaman öbür okulu tercih etmeyecek ve bu okullara göndermeyi daha çok tercih edecek.

‘Okutulan zorunlu dersler arasında yer alır’ dediniz siz.

Orgeneral Nurettin Ersin: Evet

Başkan Kenan Evren: Bunun içinde hem ahlak eğitimi de var. Zaten ahlak dersi vardı, mecburi idi, bugün liselerimizde ahlak dersi mecburidir. O halde hem ‘din kültürü’ hem ‘ahlak eğitimi’, bu ikisi beraberdir. Bu, sırf ‘din kültürü’ değil; ‘din kültürü’ ve ‘ahlak öğretimi’, ikisi beraberdir. İkisi karışık olarak verilecektir.

KAPAT