KÖYLÜLER VE ŞEHİRLİLER

ELBEG Murat Duman
09.09.2006

İki olmak, arada durmak ne zor geliyor bazen insana…

İki bilinmeyenli bir denklemi çözecek formülün arasına gizlenmiş asal bir sayıydım ben. Kendimden başkasına bölünemeyen…

Doğru cevabı biliyordum ama sonuca ulaşmak için izlenmesi gerekli yolu bulamamıştım bir türlü.

Hiçbir kitabın yazmadığını, hiçbir bilginin bilmediğini biliyordum bu sorunun cevabını. Çünkü soru da bendim cevapta.

Ne garip şey iki olmak…

Ne güzel ifade ediyordu Babug Ergün beni, bizi.

Türk Türkiye’de
Arap Suriye’de
ve İspanyol İspanya’da
Halkım Türkiye’de
Halkım Suriye’de
ve halkım İspanya’da
bir hata var bu denklemde
bir hata var
ama nerede? *

Hayatta en karmaşık soruları bile çözmüş ben bu soruda tıkanmış kalmıştım. Cevabı bildiğimi bilmemek belkide bu acıyı veren şeydi bana.

Yıllarca hem Kafkasyalıydım hem de Diasporalı

Hem soru idim hem cevap

Hem köylü idim hem şehirli

Dedim ya hep iki oldum ben. Yıllarca tek olmaya çalıştım. Olamadım.

Üstelik iki olmayı bile beceremedim… Ne garip.

Ne Kafkasyalı olabildim, ne de diasporalı

Ne köylü olabildim, ne de şehirli…

“Şu şehirliler, boğulup kalıyorlar o koca binaların arasında, o insan kalabalığında. Allak bullak oluyor kafaları. Kıt kanaat geçiniyorlar, bazen oluyor kendilerini unutuyorlar. Ama her ne hikmetse hiçbiri tekrar dönmeyi düşünmüyor köyüne” diyordu bir büyüğüm ve ekliyordu; bizi şehir bitirdi…

Şehrin büyüsü mü bu. Öyleyse ne kötü bir büyü.

Kötü cadının büyüsüne kapılanlardandım bende.

Kendimi hep şanslı hissederdim. Bir köyüm vardı. Sürekli olmasa da yazları gidebileceğim. Her yaz büyük bir sevinçle giderdim köye. Ne çok imrenirdim köyde yaşayanlara. Onlarda bana.

“Ne güzel şehirde yaşıyorsun. Tüm imkanların var” derlerdi arkadaşlar. Hiç birini anlamazdım. Böyle güzel bir köy varken imrenilir mi şehre.

Bazıları da sevmezdi hiç şehirlileri. Şehirlilerin bazıları da köylüleri.

Şehirliler köylüleri küçümser, onları hiçbir şey bilmeyen basit insanlar görürler, kimi zamanda aşağılarlardı.

Köylüler, özellikle köyden ayrılıp şehre yerleşmiş bilmiş insanlardan nefret ederlerdi. Bende sevmezdim öylelerini.

Her şeye karışan, her şeyi bildiğini sanan insanlar. 

İki olmak, arada durmak ne zor geliyor bazen insana…

* BABUG Ergun Yıldız

KAPAT