KİM KORKAR KİRİL ALFABESİNDEN…

MEŞFEŞŞÜ Necdet Hatam
Maykop, Ekim 2012

Diasporadaki yaygın kanı Kiril alfabesinin çok zor olduğu yönündedir. Benim de Kiril alfabesinin çok zor olduğunu düşündüğüm dönemler olmuştur. Bu konuyu diasporaya özgü sanırken anavatanda da Kiril alfabesi ile okuma yazmayı çok zor bulduklarını gözlemledim. Anadili bilenlerin sezgi ile okumayı söktüklerine biraz da yazmayı öğrendiklerine sıkça tanık oldum, oluyorum.

Daha sık tanık olduğum da çocukların bir hevesle Adığabze derslerine başlamaları ve sınıflar ilerledikçe yani dilbilgisi kurallarını da öğrenmeye sıra geldikçe çoğunun dilden soğumaları ise en sık tanık olduğum süreçtir diyebilirim.

Şimdilerdeki yoğunlukta değilse de genelde dile özelde dilimize olan ilgim ise epeyce eskilere dayanıyor. Rahmetli İzzet ağabeyin “Kafkasya Kültürel Dergi”ye ek olarak verdiği bir sayfalık alfabe ve dergide yer verilen bir şiir yardımı ile okuma yazmayı söktüğümde henüz lise ikinci sınıftaydım. Tıp fakültesi öğrenciliğim süresince “Türk Dili” dergisinin düzenli abonesi idim. Türkiye’de benim Ankara’daki yıllarıma rastlayan hemen her alfabe çalışmasına katkım oldu. Yamçı birleşik sayısındaki Adığey ve Kheberdéy alfabelerinin açıklamalarını yazmıştım. 1992’de anavatana dönüşümden sonra anavatanın ciddi dergilerinde makaleler yayınladım. Konferanslara bildiriler sundum.

Alfabenin yazım kurallarının ilk kabul edildiği günlerden beri dilbilgisi kurlarına ilişkin yayınların tamamını değil elbette ama, çoğunu okudum. Önceleri sadece anadilde yazılmış olanları okuyup anlayabiliyorken şimdilerde Rusça olanlardan da yararlanabiliyorum. Karşılaştırmalar yapmaya çalışıyorum.

Sonunda dilimizi öğrenmeyi güçleştiren şeyin alfabemizin Kiril temelli olması değil, kimi dilbilgisi kurallarının dilbilimle uyumlu olmadığı, dahası ilk kabul edildiği yıllarda daha çağdaş olan alfabe sisteminin daha sonra yapılan eklemelerle anlaşılması zor hale getirildiği sonucuna vardım.
Şimdi de sıra bunları ilgilenenlerle paylaşmaya geldi.

Gerçekte bilgi ve önerilerimin mutlaka olduğu gibi kabul edilmelerini değil tartışılmasını diliyorum. Anladığımı sandığım konuyu anlamamış ya da yanlış anlamış olabilirim. Dolayısı ile alfabe taslağını, okuma yazmayı daha kolay daha anlaşılır kılacağını umduğum önerileri eleştirilerinize, katkılarınıza sunuyorum.

İnanıyorum ki, önerilerimiz doğrultusunda yapılacak değişikliklerle Kiril temelli alfabenin hiç de zor olmadığı anlaşılacak, dil bilenler çok kısa sürede okur-yazar olacak, dil bilmeyenler de dili daha kolay öğreneceklerdir.

KAPAT