”GÖZ YAŞLARIYLA SARAYLAR İNŞA EDİLMEZ” (*)

Dr. YEDİC Batıray Özbek
18.03.2006

Sabancı’yı tanımayan var mı?  Muhakkak adını duymuşsunuzdur. Türkiye’nin en başarılı iş adamı Sakıp Sabancı’yı değil bizim Sabancıyı, yani Adige Sabancı’yı. Uzunyayla’dan Nalçik kentine yerleşen Sabancı’yı.

Onu 2004 yazında tesadüfen Nalçik’te tanıdım. Orta boylu kumral ve gözlüklü, beyefendi, konuşurken başkasını incitmemek istercesine yumuşak sesli bir Adige delikanlısı.

Kabardey Balkar’da başarılı bir iş adamı.

Kabardey Balkar’da benzin istasyonundan, bankacılığa kadar bir çok başarılı çalışmalara imzasını atmış örnek bir iş adamı.

Onu yakinen tanıyanlar övgüyle şöyle derler: ’Sabancı çölde de olsa da kum tanelerini satarak zengin olabilir.’

Tanıştığımda birden bire bir kaç yıl öncesi çağrışım yaptı aklımda.
Çeçenlerce kaçırılan ve  beş milyon Dolar fidye istenen bu muydu, diyerek.

İlk fırsatta kendisine bu olayı çekinerek sordum. Önce anlatmak istemedi.

Daha sonra anlattıklarını dinleyince kişilerin ne kadar acımasız ve gaddar olduğunu görebiliyoruz.

Aylarca meşhur Çeçen kulelerinin birinde koltuk altlarından asılı olarak işkence gören bu hemşerimiz, istenen fidyenin bir kısmı ödendikten sonra serbest bırakılınca kendisine yöneltilen soru şuydu.
– Gördüğün insanlık dışı işkencelerden sonra Kabardey-Balkar’da kalacak mısınız yoksa Türkiye’ye geri dönecek misiniz?
– Sorunuza tek şu yanıtı verebilirim. Burası benim ülkem. İşkencelerden sonra ülkemi daha da sevdim, daha da bağlandım.
Daha çok çalışıp ülkemin kalkınmasına katkılarda bulunmaya çalışacağım.

(*) Kafkasya atasözü

KAPAT