EVLİLİK PARADOKSU

Semra Ademey Gürel
17.12.2005

Çerkeslik nelere kalmış da haberimiz yok. Yabancılar ile evlenen kızlarımızı eğer engellersek Çerkesliği kurtardık demektir. Meğer ne kadar da basitmiş olay. Bunu nasılda anlamamışız. Özür diliyorum ama bu konuda gösterilen hassasiyetler başka konulara gösterilmeyince, insanın dilinden bu sözler farkında bile olmadan dökülüveriyor.

Hadi hep beraber çevremizde olan bitenlere bir bakalım. Yabancı ile evlenen kızlarımız mı, yoksa evlenmeyen kızlarımız mı daha ateşli Çerkesliği savunuyor. Çerkes ile evlendi aman ne güzel problem yok. Yaşasın genleri kurtardık. Sonrası ne olacak? Çerkes kızında dil yok ise, xabze yok ise, ”Çerkeslik mi olur canım bu devirde” diyor ise, sadece Çerkes genci ile evli olması kurtarıyor mu Çerkesliğimizi? İşte kızlarımızın acı ama gerçek durumu bu.

Şundan herkes emin olsun ki, yabancı ile evlenen Çerkes kızı çok daha fazla emek veriyor. En azından içerisine girdiği aileye uyum sağlama yolunda, kendi kültürünü de az çok kabul ettiriyor. Gözlemleyin, Çerkes annelerin çocukları çok daha fazla kültürümüze ilgi duyuyordur. Pekiyi anne, babası Çerkes olan gençlerimiz ne kadar ilgililer? Lütfen, Çerkesliği sadece kızlarımızın yaptığı evlikler tek başına kurtaracak ise söylenenlerin hepsi doğru. O zaman kızlarımızı tamamen men edelim.

Çerkesliğin sorunu nedir biliyor musunuz? Bizde asıl erkekler unuttu Çerkes olduğunu. Sadece konuşan, icraatta sırra kadem basan erkeklerimizin kültürün yok oluşunda hiç mi suçu yok?

Nerede toplumu sürükleyecek kişiler?

Gidin Çerkes düğünlerinde ufak bir gözlem yapın ve gelecek beklediğimiz erkeklerimizi gözlemleyin. Ardından yabancı ile evleniyor diye kızdığımız kızlarımızın düşüncelerini alın. En basitinden, Çerkes erkekleri görsel olarak nasıl diye bir sorun. Alacağınız cevaplar hemen hemen aynı olacaktır. Ben birçok defa sordum ve aldığım cevaplarda büyük çoğunlukta aynı oldu.

Eskiden topluma saygı vardı. Kapı komşuya saygı vardı. Hiçbir Çerkes erkeği ya da kadını pijamasını ev halkına dahi göstermek istemezdi. Kılık kıyafet kişiye, topluma verilen değeri gösterirdi. Şimdi ise düğünlerimiz gibi bizi en çok bir araya getiren toplumsal olaylarda, kızlarımız son derece bakımlı olurken, erkeklerimiz zahmet edip aynaya bir defa bile bakmadan düğüne geliyor. Saç sakal birbirine karışmış ve ne yöne dönük olduğu belli olmayan kepler kafaların da, en çirkini de yarıya kadar düğmesi açık gömleği ile ortada dolaşan gençler. Ha birde üstüne üstük iyice alkol alıp, abuk sabuk konuşmalar. Doğal olarak kaşen olmak ister ama kız böyle bir genci ret eder ve anın da bizim kızların adı şımarık olur. Gencimiz ben nasıl bir kılık kıyafet, nasıl bir üslup ile gittim de ret edildim demez. El insaf hangi kız böyle bir gence bakar?

Eskiden bizim düğünlerimizde thamadelerimiz vardı. Thamadenin olduğu yerde herkes derli toplu olur, lafını sözünü bilirdi. Kılık kıyafet, yeme, içme belli bir seviye gerektirirdi. Şimdi thamade yok, nasıl olsa yemuğda eski değerini yitirdi. O zaman rahat olmak lazım, kim kime ne diyebilir ki?

Belki bunları söylemek bana düşmez, haddime değil ama bu bizim gerçeğimiz. Gençlere yön veren, Çerkes kültürünü toplum içerisinde yaşatan thamadelerimiz yaş kırk olunca cami ile ev arasında gidip gelmekten başka bir şey yapmaz oldular. Merak edipte bizi temsil eden gençler ne yapar, ne söyler diye bakmadılar. İşte bizler de onların eserleriyiz.

Çerkes gençlerinin birbiri ile evliliğini en çok savunanlardan biriyim. Ama Çerkesliğin, topluma davranış, söz söylemede üslup vb gibi bir değeri yok ise savunmanın ne anlamı var ki? Çerkes’i Çerkes yapan toplum içerisindeki davranışıdır. Çerkes; kadın olsun erkek olsun oturduğu yeri, söylediği sözü bilendir. Yok, sadece isim olması yeterli ise merak etmeyelim on yıl sonra zaten hiçbir şeyimiz kalmayacak. Kendimize istediğimiz ismi rahatça takabiliriz.

Kavgamızda, üzüntümüzde, sevincimizde, çırpınışımızda on yıl sonra olmayacak. Umarız thamadelerimiz çok geç olmadan dönüp de eserlerine bir bakabilirler.

O kadar çok sorunlarımız var ki; görmüyor, duymuyoruz ya da görenlere destek vermiyoruz. Yıllarını vermiş insanları acımadan, kim olduğuna bakmadan eleştirip toplumdan koparmaya çalışıyoruz. Yazık.

Tham wujenur, wumjeju wigıyxane, dedikleri bu olsa gerek.

KAPAT