ELBRUZ GAYTAOĞLU

GHUNEKHO K. Özbay

Sürgünü yaşayan Çerkeslerin evlatları kendi içlerinde birçok değerli sanatçıları yetiştirmiştir. Bunlardan biride Elbruz Gaytaoğlu’dur.

Elbruz Gaytaoğlu, ulusal kimliğini bırakmadan bir dönem Türkiye Çerkesliğine damgasını vurmuş, yetiştirdiği öğrencilerinin büyük bir bölümü de Çerkeslik için mücadele etmiş ve etmektedirler de. Bu Çerkes gençliği gelinen noktada da söz sahibidirler. Çünkü, onların temel felsefeleri anavatana dönüştür ve var olma aşamasında net görüşün alternatifi de yoktur. Elbruz Gaytaoğlu ilgili en güzel ifadeleri sayın Süreyya Ülkerbey kullanmıştır.

“2 Eylül 1977 günü değerli folklor sanatçımızı yitirmiş bulunmaktayız. Sanatçı kişiliğini yüksek düzeyde kanıtlamış olan ve Türk folkloruna büyük emekler veren bu değerli insanın ardından birkaç söz yazmayı gönül borcu ve Türk halkına bir kez daha duyurmayı bir yurtseverlik ve insanlık görevi sayıyorum.

1926 yılında Kuzey Kafkasya’nın Osetya Cumhuriyeti’nin Orkinitze (Terekkale) yakınlarındaki Şuadağ köyünde dünyaya geldi. 6 yaşındayken yapılan bir halk dansları yarışmasında birinci oldu ve Sovyetlerin en büyük folklor okuluna girmeye hak kazandı. Ancak annesi onun Moskova’ya gitmesini istemedi ve yerel folklor okulunda 9 yıl eğitim gördü.

II. Dünya Savaşı onu da yurdundan ayrı düşenlerin arasına soktu. Sonunda birçok sürgün gibi o da 1949 yılında Türkiye’ye gelir.

1949’dan bir kez Almanya’da, daha sonra Türkiye’de ünlü Kafkas balesinin başında bulundu. 1961 yılında Ankara’da kurduğu Kafkas Halk Oyunları Topluluğu ününü dünyaya duyurdu. Tamamıyla amatör kurallar içerisinde çalışan anavatanlarındaki devletin topluluklarıyla da boy ölçüşebilecek durumdaydı. Gaytaoğlu 1975 yılında Tanıtma Bakanlığı Halk Oyunlarının ve turizm kuruluşunda FDI aldı. Daha sonraları Türkiye’nin dans alanda öğrenim yapmış tek folklor ustası Dans Topluluğu dışarıdan öneri ve görüşleriyle destekledi. Gaytaoğlu ustalığının doruğuna çıkmış bir halk dansçısı, folklor yönetmeni ve koreograf olmasının yanı sıra Kafkas ezgilerini Türkiye’de en iyi bilen kişiydi. Bu alanda besteleri vardı. Kafkas ezgilerinin Türkiye’deki ustalarından ve körler okulu müzik öğretmeni değerli müzisyen Şahin İşin’ere bu ezgileri öğretip yurt dışında duyuranda oydu. Son olarak da anılarını yazmak ve plak doldurmak ve yeni topluluklar kurmak üzereydi.

Öğrencilerinin ‘’Elbruz Hoca’’ dedikleri Gaytaoğlu, örnek bir aile başkanıydı. Kendisine iyi bakardı. Bunun içinde onu tanıyan herkes çok yaşayacağına inanırdı. Ölümüyle spor saraylarında gür ve erkekçe komut sesleri de durdu.”

Elbruz Gaytaoğlu, ‘’ben Çerkes’im’’ demekle değil, Çerkesliğe hizmetle anılan bir adamdı. Çerkeslerin her zaman böylesi kişilere ihtiyaçlarımızın olduğunu anımsatıyor, ulusal mücadelede var olanları bir kez daha saygıyla anıyorum.

KAPAT