ÇERKEZİSTAN’DA BİR HAİN

Pest Lolyd
İngiliz Belgelerinde Türkiye ve Kafkasya, Osman Çelik, sayfa 35-40

“Çerkes Karargahı, Tuabs; (aslıTuaps’dır), Şubat 26”

“Çerkes milletinin gelecekteki akıbeti (alın yazısı) üzerinde çok büyük etkisi mümkün olan ve Avrupa’ya yetişmesi muhtemel bulunan bir olayın ilk bilgilerini, Kangaroo adlı İngiliz gemisiyle gönderilen bu mektup da bulacaksınız. Malum olduğu üzere, bağlı olduğum Mehmet Bey (Bangya), Çerkes oymak delegeleri ve şeflerinin arzuları doğrultusu da göreve başladı ve Başkomutanlığa kabul edildi. 23 Şubat Pazartesi günü, karargâhımızın bulunduğu Tuabs’a ulaştık. Hareketimizden önce, Mehmet Bey çeşitli silahlar için iki yüz mükemmel askeri eğitici tuttu. Burada bize katıldılar. Mehmet Bey, dini merasimle Çerkes kuvvetlerinin Kurmay Başkanı ilan edildi. Prensler, soylular ve halkın vekilleri ona itaat edeceklerine Kuran üzerine yemin ettiler. Bugün en yüksek gücün sembolü olan Peygamber bayrağı ile bir Çerkes murahhas heyeti içeriye alındı.

Yeni komutan kutsal bayrağa sadakat yemini ettiğinde coşku çok büyüktü. (Bayrağın kendisi yeşildi, üzerinde beyaz bir hilal ve yıldız ile beyaz bir kılıç vardır.) Heyecan büyüktü. Çerkesler, onun için savaşta kendilerini feda edeceklerine ve kendi bağımsızlıklarını sağlamaya karar vermişlerdir. Mayıs ayına kadar savaş alanında 150 bin (?) kişi olması bekleniyor. Emrine tahsis edilen malzemeleri biliyorum. (Mehmet Bey son savaş sırasında Çerkeslerle birlikteydi.) Kanaatimce askeri bir kuruluştan olan bir millet, otuz yıl boyunca kendi düşmanına mukavemet edebildiyse, yeterince organize edildiği zaman, tam bağımsızlığını kendisi başarabilecektir. Gelecek ilkbaharda bu dağlardan bazı önemli haberler almayı ümit edebilirsiniz, iletişim vasıtalarımızın elverdiği ölçüde, ne olduğu konusunda mümkün olduğu kadar çabuk benden bilgiler alacaksınız.”

Bangya bir Macar şefi, ilkin Kossuthra, daha sonra Seemery’ye bağlıydı. 1851-1852 yılları arasında İngiltere’de bir sığınmacıydı. Fransa ve Prusya hükümetleri tarafından casus olarak çalıştırıldı. Tabii olanların patronu ile ortak bir anlayışa sahip olması gerekir. Şimdi yeni bir eğilimin galip geleceği yer olan Çerkezistan’a, İngiliz himayesi altında gidiyor. Eski eğilim Rusya karşıtıydı, şimdi eğilim Rusya olmalıdır. Çerkezistan hiçbir zaman kaybetmediği bağımsızlığını kazanmak, bütünlüğünü sağlamak ve henüz kurulmamış parlamentosunu kurmak zorundadır.

.
MAYIS 1857, ÇERKEZİSTAN’DAKİ VATAN HAİNİ

Bir kaç hafta önce, şimdi Çerkeslerin başı olan Muhammed Bey adıyla bilinen Bangya’nın kılık değiştirmiş bir Rus ajanı olduğu haberini verdik. Hayatının son bir kaç yılında Prusya ve Fransa’nın emniyet amirliği dairesinde görevlendirildiğini de başka hiç bir şekilde açıklanamaz bir tesadüfle ifade ettik. Şimdi, bir Alman kaynağından alınan bu şerefli çalışma ile evvelki hayatının hikayesini yayınlıyoruz. Bilgiler, Çerkeslerin ağır bir yenilgisiyle İngiltere’ye ulaşır. Böyle bilgiler, sık sık güvenilmez olmasına rağmen yine de elden ele dolaşmaktadır.

BANGYA’NIN HAYATI

Onu iyi Tanıyan Birisinden. (Auchener Gazetesiden alınmıştır.)

Haberler, Çerkes halkları için bir Macar seçtikleri ve iki yüz Polonyalı ve Macar’ın beraberinde olduğu halde, hakikatte, onların kıyılarına ulaştığı yazılan yazılar aracılığıyla elden ele dolaşıyor. Neticede, Rus elçisinin, gösterişli bir şekilde Osmanlı Devleti ile birlikte protesto ettiği ve soruşturmaların birkaç paşanın üzerinde uzlaştığı esasta yoğunlaştığı düşünüldü. Son haberler, bir zaferin, Rus Çarı askerlerinin üstündeki yeni bir kahraman tarafından kazanılmış olduğudur.

Aynı şekilde birkaç yıl için yaşamış ve günlük irtibatlar kuran Muhammet Bey olarak bilinen Bangya ile, onun meslek hayatının kısa bir hikayesi, Rusya’nın düzenleri ve Kafkasya aşiretlerinin gösterişli ikametlerini endişeyle seyreden bunlar için biraz merak uyandırdığına inanıyoruz.

Macaristan’da Komarom şehrinden, İllosjalva’dan Muhammet Bey’in gerçek ismi Johann Nepomuch’dur. Yoksul fakat eski bir ailedendi ve Petersburg ve Komarom’un okullarında hukuk eğitimi görmesi için buralara gönderildi. Bununla beraber, Hukukun (kanunun) tatsız detayları, Bangya’nın mizacı ve meyilleri için ehemmiyetsiz geldi ve erken yaşta Avusturya’da askerlik hizmetine başladı.

Viyana’da askeri kışlaya yerleştirildiğinde, soylu Macar muhafızlarından biri gibi oldu. Biz ilk defa ondan iyi bir malumat aldık; fakat biz asla memnun edici surette, onun hiç bir faal hizmette görülüp görülmediğini, onun sık sık öne sürdüğü gibi, Genel Radetaki mahkemesinde bir memur gibi bir fiil istihdam edilip edilmediğini, az ya da hiç bir itimadın Johann Nepomuch kelimesi üzerine yerleştirilebilir olduğunu kabul etmek için bizi mecbur eden hakikat tahkik etmeye muktedir değiliz.

Viyana’nın zeki tefecileri bile, gene Macar’ın haşmetli görüşü ve fevkalade resmi elbisesine aldandılar ve geniş serveti, sınırsız çevresi ve hayvan sürülerinin makul olmasına inanması, bir gün varisi olması içindi. Başkentin en zevk ve sefa düşkünü şövalyeleriyle lüks ve aşırılık içinde rekabet etmek için ona kuvvet düşünenlerle malzemelerini vermiş oldular.

Bangya ata bindi, araba kullandı, kumar oynadı ve tiyatroların değişmez müdavimi ve patronu oldu, sürprizlerle dolu bir gün dairenin kedisini tutuklamasından kurtulmak için bir sahte uçak kıyafetiyle Viyana’ya uçmaya mecbur oldu. Bu olay 1840 yılında meydana geldi, Bangya 25 ila 27 yaşlarındaydı. Sonra, kendi öz kaynaklarına güvendi. Bir çok aile engel olmaya çalışmasına rağmen babası ona küçük bir yardım yaptı. Ona hiç bir şey layık değildi ve Viyana’daki dolandırıcıların bu cennetinden, evvelki mesleği ve bir çok alacaklısı onu tamamıyla dışarıda tuttular. Bir kaç yıl hiç kimseyi tanımadan yaşadı. Asla para istemedi ve Pesth, Presburg, Oldenburg ve Komorn’da, hotellerin civarında tembel tembel dolaşırken, bilardo masalarında garsonlarla ve markacılarla en samimi sözcüklerle konuşurken, hiç olmadığı kadar iyi giyimli ve yakışıklı görüldü. Her zaman, güç durumda kalanlara yardım etmek için, açık elle, hazır olmasına rağmen hala parasının nereden geldiği bir sırdı; fakat serbestçe, güya üzerinde “iyi dostlar” yazan banknotları bol bol harcadığı gibi cüzdanı da asla boş olmazdı.

Genç adamın tez canlılığı biraz yatıştığında, Bangya, Macaristan’ın durumu ve refahı üzerine yazmaya başladı, İtalyan gibi bir Almandan malumat aldı, doğrulukla fakat ince olmayan bir biçimde önceki dille yazdı. Macar dilinde mükemmel bir konuşmacıydı ve kendi ülkesinin insanlarının tahkiki kolay tutkularına nasıl hitap edileceğini bildi.

1840 Kurultay’ından sonra, Macar gazeteleri, hatırı sayılır bir nüfuz ile büyümüş bir şöhret kazandı. Bangya henüz edebiyat dünyasına yabancıydı. Presburg gazetesinde zamanın editörü Adolp Neustadt onu Alman basınına yazması için işe aldığında, yüksek rütbeli bir memurun emriyle, Avusturya İmparatorluğunun Alman kısmının haberleri yayınlanmış, makaleleri, Macarca’dan yapılmış çevirileri ve eserleri içermişti. Çalışma uygun şekilde yapıldı. Birkaç kişi ve Macaristan’da ziyaret ettiği siyasi ekonomist, onun makaleleriyle ikna olmuş List bile, onun hükümetle alakasını keşfetmekte muvaffak oldu, yazarla (birlikte) daha kapalı bir malumatla kendine bağlamaya çalışarak hiç kimse Bangya’dan daha fazla, List’in onu bağımsız bir yazar gibi görmesi yanlışına gülmedi ve O, Adolph Neustadt’ı öğretmeni ve amiri gibi ayırt ettiği yazar olarak takdim etti.

Bangya’nın ismi daha sonra Macaristan’ın her yerinde öğrenildi. Almanya’da yazarken birkaç yetenekli Macar olması ve Avusturya hükümetiyle bağlantısı bulunması onun için iyi bir kaynaktı fakat bir kâr değildi. Fakat bir itibardı ve Macar önderleri sonradan onun hizmetleriyle ilgilendirler. Bunanla beraber, başka bir (sınırlı) görev sebebiyle ortadan yok oldu ve sonra bir Macar tarafının taşkınlıkları aleyhinde konuşmaya başladı.

Her iki taraftan da şimdilik bıktığını anlarken, bir memurun kızıyla, aşırı iğnelemelere karşın kendisini zenginlerden saydırmak için bu kızla evlenmesi, servetlerine yeniden kavuşmasını kolaylaştıracağına karar verdi. Bangya’nın ikna eden görünüşü, onu sevimli gösterdi ve onu hoş davranışlara sahip olması, tehlikeli olduğu düşünceleri reddedildi ve kayın pederlerinin evinde ikamet etmeğe başladı. Bununla beraber, evlendikten hemen sonra kaba bir şekilde gelini evde bırakarak bir düğün turuna başladı. Önce Frankfurt’a ve ardından Marsilya’ya ve oradan Cezayir’e yaptığı seyahatin amacını en iyi arkadaşlarına dahi söylememişti. Bir kaç aynı gönüllü asker olarak Fransız ordusunda geçti ve hesabına geldiği şekilde bir kaç hafif çarpışmada yer aldı. Döndükten sonra bir süre inzivaya çekildi ve yoksulluğun içine düştü, basında yazmak içi bütün arzunu yitirmiş göründü. 1847 kurultayında, Bangya yeniden kendi kendini bir ihtarın eşiğine itti ve kodaman, kaba kişilerin muamelelerinin muhabiri tayin edildi. Görevi zordu fakat fırtınalı münakaşalardan geçerek ihtiyatla idare etti ve Alman halkına, parlamento tartışmalarının bir güvenilir görüntüsünü kafi derecede sundu.

1848 yılında Macaristan’da bütün devlet işleri tamamıyla değişti. Adolph Neustadt, Presburg gazetesinin editörlüğünden istifa etti ve Bangya bu işi bir Macar ve bir soylu gibi üstlendi. Alman haber organına karşı kışkırttığı kızgınlığı yatıştırmayı başaracaktı. Efendi hissini verdi, üstlenmiş olduğu görev için tamamıyla farklı biri idi. imparatorluğun askerleri Peşth’e yaklaştığında Bangya, şehri terketti ve Honveds’in içine kendi kendini üyeliğe kabul ettirdi. Eğer bize doğru bilgi verildiyse, ihtilalci bir orduda Binbaşı rütbesine geldi. O’nun ilk kahramanlığı da imparatorluk askerleri hücum ettiğinde Raob’tan kurtulmak içindi.

Tamamıyla korkak olmasa da Bangya, cesaretli bir erkek, kahraman olma düşüncesinde değildir ve üstün tedbir, onun altındakilerin hatırı için daha fazlaydı onun kişiliğinin selameti için, onun tamamen bir orduya kumanda etmek için uygun olmadığı kolayca düşünülebilir ve stratejilere, taktiklere gelince, bunlar hakkında başını asla belaya sokmamıştı. At sırtında iyi görünürdü, kibardı ve emri atındakilere karşı dikkatli davranırdı, fakat arkadaşları, savaş seferlerinde ona eşlik eden iyi tanınan bir kadın oyuncunun çevresinde en yiğit dakikalarını harcadığını ilan ederler. Yillagos’da askeri salahiyetini yitirdiği öğrenildi. Komorn’a Macar bir köylü kıyafetinde kaçtı. Bu yere şartlı olarak teslim olmaya şamil oldu ve kayınpederinin evine kısa bir ziyaret yaptıktan sonra Macaristan’ı terketti. Frankfurt’ta bir süre kaldıktan sonra Fransa’yı ve İngiltere’yi ziyaret etti. Ama edebiyatla ilgili düşüncelerinde kendi kendine cesaret vererek, Paris’te gece evin içini yerle bir edip, bütün nakit paraları alan hırsızlar tarafından öldürüldüğünü işitti. Türk savaşı patlak verdiğinde o Paris’teki Türk Büyük Elçiliği’nden Osmanlı Ordusunda bir subay görevine atanmak istediğini bildirmek için hiç vakit kaybetmedi. İstanbul’a varan Bangya, süratle Müslümanlığı kabul etti ve Mehmet Bey adı altında binbaşı vazifesine atandı. Bu, Çerkes halkının yakın zamanlardaki hikayesidir.

KAPAT