ÇERKESLERDE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

KUBATİY Boris
Çeviri: BABUG Ergun Yıldız

Eski Çerkesler kaz yağını ilaç olarak kullanırlarmış. Kaynatılıp tekrar dondurulduktan sonra muhafaza edilen bu yağ, özellikle yanık tedavisinde kullanılır ve yanık iyileşinceye kadar her gün sürülürmüş.

Yanan bölge bağlanmaz, üzerine kaz yağı sürülürmüş ki, bunun yarayı iyileştirmesi yanı sıra alttan gelen yeni etin de çabuk gelişmesini sağladığı düşünülürmüş.

Kemik kırıklarının tedavisinde kurutulmuş etten çıkartılan yağ ve köpük kullanılırmış. Kurutulmuş et ılık suda yıkanır, daha sonra soğuk suyun içerisine konularak ateşe oturtulur ve yavaş yavaş kaynatılırmış. Etin kaynaması esnasında üzerinde biriken yağ ve köpük ayrı kaba alınırmış bu esnada.

Bu şekilde pişirilen et kırığı olan kişiye yedirilir, et suyu da üzerine içirilirmiş.

Daha sonra etin pişmesi esnasında çıkan yağ ve köpük ise kırık kemiğe sürülerek kemik iyileşinceye kadar bu şekilde tedavi edilirmiş.

Bademcik ağrısı için uygulanan tedavi yönteminde ise; bir baş soğan soyularak bütün halinde pişirilir ve hastanın tahammül edebildiği sıcaklıkta bütün olarak ağzına konulurmuş. Bu esnada mümkünse hastanın burnundan soluması sağlanırmış. Genellikle gece yatarken uygulanan bu yöntem,üç dört gün süre ile tekrar edildiğinde bademcik sorunu ortadan kalkarmış.

Büyük baş hayvanın safra kesesini ve içindeki safrayı da ilaç olarak kullanırlarmış Çerkesler. Kesilen hayvanın safra kesesi alınır içindeki sıvı bir şişeye konularak serin ve karanlık bir yerde muhafaza edilirmiş.

Bu sıvı gözü ağrıyan kişilerin göz kapağına yatarken sürülürmüş. Fazlaca sürmek göz kapağının derisini tahriş ettiği için çok ince bir şekilde bu sıvı sürüldükten sonra hasta sırtüstü yatırılır ve hastalık iyileşinceye kadar bu tedaviye devam edilirmiş.

Yine aynı safra sıvısının böbreklerdeki taş ve kuma iyi geldiği düşünülür ve bu tip ağrısı olanlara bu sıvı içirilirmiş. İğrenç bir tadı olan safra sıvısı bal ile karıştırılarak hastaya verilirmiş ve bu sıvı böbreklerdeki taş ve kumu eritirmiş.

Akciğerlerini üşütenler ve tüberküloz hastalarının tedavisi için ise, sadece malt ile yapılmış Maksıme içirilirmiş. Bu şekilde yapılmış Maksıme’nin aynı zamanda cildi gerginleştirdiği ve güzelleştirdiği,kanı temizlediği ve kilo vermeye yardımcı olduğu da düşünülürmüş.

Şk’eplh (*) bitkisi kaynatılarak elde edilen su karaciğer ve böbrek ağrısı olanlar için kullanılırmış ki bu sıvı aynı zamanda bademcik ağrısı ve solunum yetmezliğine de iyi gelirmiş.

Dipnot:
(*) Şk’eplh bitkisi iki yılda bir yetişen yaprakları pütürlü ve kırmızı siyah karışımı bir rengi olan yabani bir bitkidir. Bitkinin kökü Çerkesler tarafından yemeğe renk katması için kullanılır. Türkçe adı bilinmiyor, İngilizce adı Echium Rubrum Jack.

KAPAT