ÇERKESÇE FİLİMLER

YEMUZ Nevzat Tarakçı

Malum süreçte  evdeyim.
Sessiz ve sakin geçen bir günün sonu.
Akşam, yine akşam…
Akşam ve hüzün, birbirine çok yakışan iki sözcük olsa da aslında akşam, biraz da huzur demek!
Akşam; yemek, içmek, dinlenmek, içe doğru derinleşmek
Nihayet yemek…
Sırada çay ve muhabbet!

NELER OLUYOR?
Her şeye rağmen olabildiğince mutlu ve huzurluyum.
Bu durumu da itinayla korumaya çalışıyorum.
Ama buna rağmen içimde “Bugün neler oldu, dünyada neler oluyor? Sorusu da kıpırdayıp duruyor.
Aslında bu virüslü, bu zor süreçte hayat durmuş gibi görünse de alttan alta derinleşerek devam ediyor.
Bu duygularla elim gayri ihtiyari TV kumandasına uzanıyor.
TV mi, haberler mi, işte orası sıkıntılı, sakıncalı.
“Neler oluyor?” sorusuna bizdeki TV’leri izleyerek cevap bulmak imkânsız!

YALAN VE İFTİRALARLA DULU TV’LER
Yaşadığımız can pazarında bile siyasi rant peşinde koşan; böylesine acılı, sancılı bir süreçte herkesi kucaklayan sevgi dili kullanmak yerine öfke ve nefret dilini köpürterek kullanan bir yönetimin kumanda ettiği yalan ve iftiralarla dolu televizyonlar, açılmayı, seyredilmeyi hak etmiyor elbette! Diyorum ve kumandayı bırakıyorum.
Ama yine de huzurumu kaçırmayacak ne seyredebilirime takılı kalıyorum.

CHERKESS FİLMİ (Адыгэ Кино)
Gönlüm, bu güzel ortamı güzel bir filimle taçlandırmakta ısrarlı.
Ana dilimle, toplumumu, kültürümü anlatan güz
Acaba şu anda ekrana yansıtabileceğim kaç Çerkes filmi var?
Peki, hangileri?
Veya seyretmediğim bir film var mı acaba?
Film konusunda toplum olarak çok mu zayıfız yoksa?
Kısa süren bir iç muhasebesinden sonra nihayet ekrana “Cherkess”  filmi yansıyor.
Hatta Türkçe alt yazılı.
Arapça konuşmalar anlamak için Türkçe altyazılı tercihim.

DEMLİ ÇAY EŞLİĞİNDE DUYGU SELİ
Ve başlıyor demli çay eşliğinde duygu seli!
Bu filmi daha önce de izledim hem de defalarca.
Ama olsun, her izlediğimde ayrı, apayrı tatlar alıyorum ya!
Bir kez daha duygu seline kapılıyorum ya!
Bir kez daha kendimi, karmakarışık duyguların savrulduğu bir girdapta buluyorum ya?
Umut ve umutsuzluk arasını gidip geliyorum ya?
İçten içe kahroluyorum ya?

MUHİTTİN KANDUR ve EKİBİ
Kim,” Cherkess” filminin neresini, hangi gerekçeyle eleştirirse eleştirsin, ben, başta Sn. Muhittin KANDUR ve güzel ekibini bir kez daha yürekten kutluyorum.
Mesajı zengin bir film!
An oluyor gururla, an oluyor kahrolarak seyrediyorum gelişmeleri.
Bol tarihi ve kültürel öğelerle süslenmiş filmin her karesi acı ve hüzün aslında!
İç içe geçmiş acılar, yalnızlıklar, kopuşlar, sürülüşler, çözümsüzlükler, kahroluşlar…
Filimde; diriliş umudu, mücadele azmi, var olma savaşı… da yok değil!

“TİMUR” KARAKTERİ HARİKA!
Film kadrosunda Kabardey -Balkar Cumhuriyeti’nde Kültür Bakanlığı yapmış iki sanatçının bulunması manidar.
Her iki sanatçı da rollerinin hakkını vermişler.
Nart’ı da unutmamak lazım!
Filmin en kayda değer tarafı, “Timur” karakteri.
Timur karakteri; aklın, sabrın, çözümün, uyumun, hoşgörünün,  doğru iletişim kurmanın çok parlak bir sembolü olmuş.

HER KÖYE HER BELDEYE BİR “TİMUR” ŞART
Timur; adeta sorun çözme makinesi, iletişim robotu…
Her eve, her mahalleye, her köye bir Timur lazım!
Hatta bir Timur şart!
Bugün, darmadağınık yaşadığımız zorlu coğrafyalarda, sağlıklı iletişim kurabilmek, akıllı çözümler üretebilmek, temel hak ve özgürlüklerle özgürce yaşayabilmek için Timur ve Timurlara ne çok ihtiyaç var! 

ÇOK ELEŞTİRDİK
Ne çok eleştirdik bu filmi de!
Hani hatırlar mısınız bir de dizimiz vardı “Ağlatan Dans”ımız.
İlhamını Çerkes toplumunun efsane ezgisi “Ağlatan Kafe” den alan “Ağlatan Dans”
Bilirsiniz, ilkler önemlidir.
İlkler derin izler bırakır.
İlk sevgili,
İlk aşk,
İlk göz ağrısı…
Olsun, biz ilk de olsa eleştiririz.
Hem de acımasızca, insafsızca…
Estik, gürledik!
Böyle film, böyle dizi mi olur dedik!
Galiba yine mükemmeli istedik.

HEP MÜKEMMELİ İSTEMEK
Her şeyde bir eksiklik bulmak, güç beğenir olmak, galiba Çerkes toplumunun önemli bir özelliği.
Sanki “üzümün çöpü armudun sapı” deyimi bizim için söylenmiş.
Yapıcı eleştiriye can feda!
Ah şu yıkıcı eleştiriler!
Hiçbir şeyi beğenmemek…
Hep mükemmeli istemek ama sadece istemek.
İstemenin ilerisine geçememek!
Sözün ilerine geçebileceğimiz güzel günlere.

KAPAT