BU VİRÜS, ÇERKESLERE BULAŞIR MI?

YEMUZ Nevzat Tarakçı

Bu virüs, azıcık “xabze” biliyorsa asla Çerkeslere bulaşmaz.
Temizdir,  titizdir onlar!” der,  geçer, gider.
Çerkeslerin, yaşlılara saygısını, hürmetini bilir o!
Bilmez olur mu hiç, virüs bu!
Salgın ve saldırgan virüs, Çerkes yaşlılarına “thamde” lere, sosyal mesafede,  selam verir, saygısını bildirir, yoluna devam eder.
Temiz, titiz ve büyüklere saygıda kusur etmez Çerkes de böylece işine gücüne bakar.
Zira sırada “kafe” ve “wunafe” vardır.
Virüse ayrılacak zaman yoktur!
Biz yine de “Yaşama sevinci ve beşeri hisler Corona’dan güçlüdür!” diyelim ve asla tedbiri elden bırakmadan yaşama sevincimizi derinleştirelim.
Sağlık, neşe, huzur ve mutluluk bizimle olsun!

İLK DEFA AYNI GEMİDEYİZ
Şaka bir yana; dünya, ölümcül bir virüs salgınıyla boğuşuyor.
Sanırım tüm insanlık ilk kez aynı gemideyiz.
Siyahı beyazıyla, zengini fakiriyle, patronu işçisiyle, genci yaşlısıyla…
Hatta 65 yaş ve üstündekileri  “öcü” olarak gösterenlerle…
Salgın virüs, bizi aynı gemide buluşturdu. 

BİZ BU HALE NASIL GELDİK?
Biz böyle değildik.
En azından bu kadar değildik!
Bu toplum hangi ara böyle oldu?
Bakıyorum da bazı yöneticiler ve toplumumuzun bir kesimi “Virüsten ölen kişi, zaten 65 yaşın üstündeydi” diyecek kadar basitleşmiş.
Hani toplum ve yetkililer yaşlılara saygılıydı?

OLMADI İŞTE!
Her şey yolundayken yaşlılar, başımızın tacı diyeceksin;  işler sarpa sarınca kalkıp yaşlılara uzak durulması gereken, izole edilmesi gereken “virüs” muamelesi yapacaksın.
Olmadı!
Yakışmadı!

YAŞLIYSA YAŞAMASIN MI?
Yaşlılarımız, dün ile bugün arasında köprü değil mi?
Yaşlılarımız, kültürümüzü ve değerlerimizi yarınlara taşımamızı sağlayan en değerli varlıklarımız.
Yaş; tecrübedir, olgunluktur, hoşgörüdür.
Yaşlanmak, yığınla hatıra biriktirmek demektir.
Değil mi ki bugünün genci, yarının yaşlısıdır! 

AYRIŞTIRICI, HASTALIKLI DİL
Salgının sebebi sanki yaşlılarmış gibi bir dil kullanmak kime yakışır ki?
Maalesef sosyal medyada izlediğimiz bazı utanç verici davranışlar hepimizin yüzünü kızarttı.
Bu iletişim dilinde büyük sorun var.
Yaşlıları sorumlu gibi gösteren hastalıklı bir dil bu!
Oysa yaşlılara karşı sevecen, onları koruyan, sakınan,  sevgi, şefkat ve saygı dolu bir dil kullanılmalıydı.
Unutulmasın; saygı, en büyük erdemdir!

EY YETKİLİLER!
Siz ey yetkililer, siz bari bu sancılı ve sıkıntılı süreçte ayrıştırıcı dil kullanmayın.
Bütün toplumu kucaklayıcı bir sevgi dili kullanın!
Size yakışan bu! 

UMUDU ÜRETMEYE İHTİYAÇ VAR
Bu süreçte; umuda, üretmeye ihtiyaç var!
“Ağlaşmak, evlere kapanmanın ötesinde elbirliğiyle ne yapacağımıza dair kafa yormak gerekir.”
“Sadece protesto etmek değil, biraz daha öneren, üreten kafalara, çabalara, emeklere ihtiyaç var!”
“Umutsuz olmaya değil,  umuda, umudu inşa etmeye ihtiyaç var!”
“Panik duygusunun, bir an önce kontrollü problemi göğüsleme çabasına dönüşmesi temennisiyle…”
Sağlıklı, umutlu, mutlu günler diliyorum.

KAPAT