BU İŞE KAFFED EL ATMALI

YEMUZ Nevzat Tarakçı

Bu yıl, dünyaya sığmayan bayramı, kalplerimize sığdırmaya çalıştık.
Sessiz, sakin, sanal bir bayram yaşadık.
Ev sakin, sokak, cadde, şehir sakin, dünya sakin!
Ben de sessiz, sakin evdeyim.
Evdekiler ve zihnimdekilerle mutluyum.
Yanı başımızdaki parktan gelen o doyumsuz kuş sesleri de mutluluğumu besliyor.
Bu diyarda bu kadar kuş var mıydı?
Bu kuşlar bu kadar güzel öter miydi?
Peki, dün neredeydi bunlar?
Yoksa bu ilahi senfoni, hayatın gürültüsünde eriyip gidiyor muydu?

BAYRAMDA KÜLTÜR KONUŞMAK
Duygu yoğunluğumu, derin sessizliğimi telefonun sesi bozdu.
Arayan, yıllarca dernek başkanlığı yapmış, çok yönlü, donanımlı, duyarlı, güzel bir dost, Hayri KOÇ Bey.
Her zaman toplumla iç içe, iletişimi güçlü, bilgi ve birikimi kuvvetli bir güzel insan Hayri Bey!

Bayram kutlama faslından sonra sohbet koyulaştı.
Konu, yine dil,
Yine yok olma korkusu,
Yine gelecek endişesi
Ve sıcaklığını koruyan “156. Yıl Sürgün ve Soykırım” etkinlikleri…
“Bu yılki 21 Mayıs iyi puan aldı benden!” diyerek sürdürdü konuşmasını.
“Siz de katılır mısınız bilmem ama bu yıl sanki daha görünür olduk.
“Sesimiz bu yıl daha gür çıktı. Başta siyasiler olmak üzere sanat dünyasının, spor camiasının, STK’ların… Sürgün ve Soykırımın 156. Yılı programına ilgisi iyi değil miydi?” sorusunu yöneltti.

156. YILDA DAHA GÖRÜNÜR MÜ OLDUK
Anlaşılan bu yıl yaşanan ilgiden, coşkudan dolayı ikimiz de memnun ve mutluyduk.
Karşılıklı, 156. Yıl anma programının gördüğü ilgiden duyduğumuz memnuniyeti paylaştık.
Öncelikle KAFFED’in 156. Yıl çabalarını övdük, alkışladık!
“Bu iş, oldu, olacak!” dedik.
Hatta Hayri Bey’in “Bu Korona bize yaradı galiba!” esprisiyle gülüştük.

TOPLUMDA KARŞILIĞI OLAN BİR ANDIMIZ OLMALI
Muhatabım, “Ben bir şeyi çok merak ediyorum!” diyerek sohbete devam etti!
“Tarihin çok eski döneminden itibaren süregelen bir uygulama var.
Halkı, özellikle gençleri tarihi veya toplumsal konularda bilinçlendirmenin, onları coşturmanın, toplumu diri tutmanın bir yolu da özel günlere mahsus yazılmış, marşlar, anT metinleri veya değişik lirik söylemlerdir.”

“Bizim, 21 Mayıs konulu, birlikte haykırıp birlikte coşacağımız, bir marşımız, bir ulusal birliktelik metnimiz niçin yok?”
“Bu konuyu, edebiyatçılarımızın, şair ve yazarlarımızın, halk ozanlarımızın ele alması gerekmez mi?”
“Bu konuda gecikmedik mi?

Dostumun samimiyetle seslendirdiklerini dikkatle dinledim!
Sahi bizim neden toplumda karşılığı olan bir andımız yok!
Üzüldüm,
Durdum, düşündüm,
Duygulandım,
Tıkandım,
Şaşırdım kaldım!

TARİHTE YAŞANAN BÜYÜK ACILAR HATIRLANMAK İSTER
İnsanların ve toplumların hayatında unutulması mümkün olmayan belli tarihler vardır.
O günleri, o günün yıldönümlerini asla unutmaz insanlar!

Çünkü o günlerin ruhunda ya sevinç ve coşku ya da hüzün ve acı vardır!
Halk; belleğine kazınmış bu yıldönümlerinde geçmişin acılarını ya da mutluluğunu tekrar yaşamak ister.

Mutlulukları tekrarlamak kolay, acıları tazelemek, o korkunç olayları yeniden yaşamak tahammül ister, olgunluk ister, tarih bilinci ister, vefa ister!

BİZİM TOPLUMUMUZDA KARŞILIĞI OLAN BİR 21 MAYIS ANDIMIZ VAR MI?
Bilmiyorum; eğer bizim, yukarıda saydığımız vasıflara haiz mevcut bir 21Mayıs ant metnimiz varsa, bunu işleyelim, tez yoldan bunu değerlendirelim.

Yok, böyle bir metne sahip değilsek güfte ve beste çalışmalarına zaman kaybetmeden hız verelim!

 RUHUMUZU BESLEYECEK, UFKUMUZU AÇACAK COŞKUYA İHTİYAÇ VAR
Bakıyorum da bizim ağıtlarımız pek çok, marşımız az veya hiç yok!
Yoksa biz hep ağlamaya mı mahkûm edildik!

Sahi, toplumun hamasi duygularını şahlandıracak, gençlerin coşkusunu diri tutacak; buram buram kimlik, kültür ve tarih kokacak; okuyanı, dinleyeni umuda, geleceğe taşıyacak bir “21 Mayıs Andı”mız neden yok?
Var da biz mi kullanamıyoruz?
Ya da böyle bir marşa ihtiyaç mı yok?
Yoksa o, 21 Mayıs’ın ruhunu okunduğu her ortama taşıyan “İstanbulakua Ağıdı” diğer bir oluşuma imkân tanımıyor mu?
Ya da bu harika “ağıt”ın direniş, diriliş, gelecek ve umut vurgusu mu eksik?

“21 MAYIS ANDI” YARIŞMASI
Seneye, 157. Yıl etkinliklerinde “İstanbulakua Ağıdı” ndan hemen sonra, gözyaşlarımızı silerek, başımızı dik tutarak, toplumca haykıracağımız, okurken tüylerimizi diken diken edecek, ruhumuzu kanatlandıracak, 22 Mayıs olgusuyla dolu bir marş, bir söylev için şimdiden harekete geçmek doğru olmaz mı?

Toplumca, tek yürek olup tek ses haykıracağımız, bu metnin güfte ve bestesini hazırlayıp seneye 21 Mayıs’ta okumaya ne dersiniz?

KAFFED İSTERSE BU İŞ OLUR
Federasyon bu konuya el atar,
Gerekli çalışmayı yapar,
Konuyla ilgili yarışma açar,
Konunun önemini toplumuyla paylaşır,
Halk da buna sahip çıkarsa halkımızı, gelecek ve umut vurgusu yüksek bir 2021/21 Mayıs bekliyor demektir!

Bu istek gerçekleşirse eminim, gelecek yıl kalpler daha bir coşkuyla, umutla, geleceğe olan güvenle, farklı bir heyecanla çarpacaktır!

2021/21 MAYIS’A FARKLILIK KATALIM

Halka;
Geçmişini hatırlatacak,
Moralini besleyecek,

Halkın;
Geleceğe olan güvenini tazeleyecek,
Umudunu yükseltecek,
Gücünü ateşleyecek,
Ufkuna ufuk, coşkusuna coşku katacak,
İnsani, kültürel ve tarihi değerlerini haykıracak,
Geleceğine ışık tutacak sihirli bir söz buketine çok ihtiyacımız var!

Bir işe inanıp başlamaktır zor olan.
Başlanmış işin bitmediğini var mı ki duyan!

Sizce tepe kuruluşumuz bu işe ne der, nasıl bakar?
Bakarsın hazırlıklar hemen başlar!

KAPAT