BİZDE YAŞAYAN DEĞİL ÖLEN KIYMETLİDİR

YEMUZ Nevzat Tarakçı

Yaşarken kıymetini bilmediğimiz, adı; toplumuyla, kültürüyle özdeşleşmiş, başarılarıyla halkını kucaklamış nice büyük değerimiz var.
Şimdi herkes vicdanına sorsun; yaşayan bu entelektüellerimizin ne kadar değerini biliyoruz?
Onlardan ne kadar istifade edebiliyoruz?
Bu değerlerimizin topluma daha fazla ışık saçmasına ne kadar katkı sağlayabiliyoruz?
Eminim bu sorular, çoğumuzun içinde derin bir burukluk oluşturuyor.
Demek ki “Kıymet bilmek; kaybedince arkasından ağlamak değil, yanındayken sımsıkı sarılmaktır.”

NEDEN YAŞARKEN DEĞERLERİMİZİN KIYMETİNİ BİLMİYORUZ?
Söylemesi çok kolay değil ama maalesef biz, yaşayan değerlerimizin kıymetini bilmiyoruz!
Bu değerlerimiz yeteri kadar gündeme taşıyamıyoruz.
Topluma tanıtamıyoruz.
Takdir edemiyoruz?
Onlara daha çok fırsat tanıyıp yaptıkları işleri anlatmasına imkân tanıyamıyoruz.
Onları yaşarken önemsemiyoruz ama kaybettikten sonra yere göğe sığdıramıyoruz.
Yani bizde, yaşayan insanın değil ölen insanın kıymeti biliniyor!
Sahip olduğun, elindeki değerlerin kıymetini, değerler elinden uçup gittikten sonra anlamak neye yarar ki!

ÇOK DEĞERLER YİTİRDİK DEĞERİNİ BİLMEDİĞİMİZ
Biz, çok değerler yitirdik değerini bilmediğimiz!
Çok değerin arkasından ağladık!
Öldükten sonra onları övdük, övdük… bununla da avunduk.
Adeta günah çıkarttık!

KÜLTÜR ÇINARLARIMIZ BİR BİR DEVRİLİRKEN
Ne yazık ki tarihin, toplumun, kültürün hafızası sayılan bu insanlar bir bir aramızdan ayrılıp gidiyor.
Kültür çınarları,
Toplum gönüllüleri,
Pusulalar,
Deniz fenerleri,
Kültür elçileri… tek tek devrilip gidiyor!

SAYIN YİSMEYL ÖZDEMİR ÖZBAY
İşte geçen gün Çerkes halkının çok değerli bir aydınını, önemli bir entelektüelini, Sayın Yismeyl ÖZDEMİR ÖZBAY’I kaybettik.
Bir ulu kültür çınarı daha devrildi gitti.
O; engin bilgisi,
Derin birikimi,
Hoşgörüsü,
Tevazusu ve asil duruşuyla çok naif,
Çok zarif bir aydınımızdı.
Bir kültür elçimizdi Sayın ÖZBAY.
O; bir ömür, tarihinden aldığı asaleti, enerji, estetik ve zarafeti halkına sunan, aydınlık ufuklar için kültürüne ışık tutan gerçek bir beyefendi, mükemmel bir Çerkes aydınıydı.
Ruhu şad olsun!
Toplumumuzun başı sağ olsun!

KAFFED ve VEFA
KAFFED, Sayın Özdemir’in vefatıyla bir vefa örneği gösterdi.
KAFFED, toplumuyla şu ifadeleri paylaştı:
Çerkes halkının değerli aydını ve Thamadesi Yismeyl Özdemir Özbay’ı 3 Nisan 2020 günü kaybettik.
Yismeyl Özdemir Özbay için ileride büyük bir anma töreni düzenleyeceğiz.
O güne değin, internet sayfamızda bir “Taziye Bölümü” açtık.
Camiamızın değerli üyelerini Yismeyl Özdemir Özbay ile ilgili anılarını ve taziye mesajlarını daha sonra ailesine iletmek üzere buradan paylaşmaya davet ediyoruz.

GÖZ YAŞARTICI İFADELER
KAFFED sayfasında açılan taziye defterinde paylaşılan ifadeler, duygular gerçekten göz yaşartıcı.
Öylesine güzel sözler yazıldı ki gıpta etmemek mümkün değil.
Acaba diyorum, bu son derece anlamlı, bir o kadar duygusal ifade kullananlardan kaçımız, bu harika sözlerin benzerini Sayın Özdemir yaşarken onun için kullandık!

Peki, Sayın ÖZDEMİR hayattayken, enerjisi yerindeyken biz bu ifadeleri kullansak, onu halkın daha iyi tanımasını, gençlerin onunla tanışmasını sağlasak daha iyi olmaz mıydı?

Sayın Özdemir’i daha fazla yüreklendirsek, onu daha fazla teşvik etsek, daha fazla takdir etsek, ışığının daha uzaklara gitmesini, daha çok alanı aydınlatmasını sağlasak fena mı olurdu?

YOKSA ÖLMEDEN DEĞER BİLMEK “XABZE”YE Mİ AYKIRI?
Neden imkân ve zaman varken, değerler elimizdeyken bu cevherleri değerlendiremiyoruz?
Bir değere, öldükten sonra verilen kıymetin onda biri yaşarken verilseydi, hayatları başka türlü akardı.
Topluma katkıları katlanırdı.
Ama insanoğlu hep böyle işte!
Dün de böyleydi, bugün de!
Nice düşünür, nice sanatçı yokluk içinde hayatını kaybeder ancak öldükten sonra eserleri dünya pahasına satılır!
Allah aşkına bir insanın değerinin bilinmesi için o insanın mutlaka ölmesi mi lazım?
Yoksa ölmeden değer bilmek “xabze”ye mi aykırı?

DAHA DUYARLI, DAHA VEFALI BİR TOPLUM ÖZLEMİ
Yaşayan değerlerinin kıymetini yaşarken bilen, bu değerleri yeni nesillere buluşturan, onlardan azami derecede istifade edebilen, daha duyarlı, daha bilinçli, daha dinamik bir toplum olabilme temennisiyle…

ÖLMELERİNİ BEKLİYORUZ
Ah şu takdir etme duygusu eksikliği!
Ah şu değer bilememe!
Ah şu vefasızlık!
“Vefasız kimse, kıymetleri ve kıymetlileri imha ederek, kırıp dökerek ilerler.”
“Yani ne varsa kıymetli olan, vefat ettirir.”
“Vefasız, ancak vefat ettirdiğine vefa gösterir.”
Allah gecinden versin ama yarın aramızdan ayrıldıklarında bin kere, yüz bin kere eyvah diyeceğimiz çok aydınımız, çok kültür ve sanat insanımız var.
Ölmelerini bekliyoruz…
Onları ölünce takdir edeceğiz.
Ölünce topluma anlatacağız.
Ölünce istifade edeceğiz.
Ölünce cenazelerinde büyük kalabalıklar oluşturacağız…
Ağlayacağız, eyvahlar olsun bize, diyeceğiz…
Kıymetini bilemedik, diye haykıracağız…
Ölümünü bekliyoruz değerlerimizin!
Takdir mi, vefa mı?
Hele bir ölsünler, ondan sonra!
Öylesine güzel sözler söyleyeceğiz ki onların arkasından, duyan herkes gıpta edecek.
Biz o değerlerin kıymetini, öldükten sonra bileceğiz!
Ama önce ölsünler!

KAPAT