BİZ NASIL BİR MİLLETİZ?

Semra Ademey Gürel
17.12.2005

Özellikle forum sayfasında anavatana dönüş ile ilgili bir başlık var
okumayanlara okumalarını tavsiye ederim. Hemen ardından da Genç Proje köşesi Karikaf sayfasında da sayın Zeynel Besleney beye ait harika bir karikatür var. Bakmayanlara da bakmalarını tavsiye ederim. Diaspora gerçeğimiz anca bu kadar güzel anlatılırdı. Bu karikatür bütün çıplaklığı ile her şeyi gözler önüne seriyor. Anlamak için âlim olmak gerekmiyor.

Bizler dönüştü, dönmekti, geri gelmekti diye atıp tutarken,150 yıl önce oynanan oyunların aynısı tekrar sahneye konuluyor. Tek fark yeni aç gözlü dünya devletlerini de pastadan pay kapmaya yetecek iştahta masanın etrafında dolaşırken görmek.

Biz nasıl bir milletiz?

Tamam, anlıyorum bazı değerlerimize sıkı sıkıya sarılırız ama hatalarımıza sarılmak niye bunu anlamak çok zor.

150 yıl bizler ne yaptık, önümüze şapkamızı koyup aklıselim olarak düşünmemiz gerekmez mi?

Anavatandan nasıl ve neden geldik dersiniz?

Anavatandan yollarda sayısız insanımızı kaybederek sürülerek geldik. Anavatandan Rusya ve Osmanlı’nın anlaşması ile sürüldük.

Osmanlı bölgede etkin olmaya başlayan Karadeniz sevdalısı Rusya’nın yolunu kesmek için, Kafkaslılar ile bir gönül birliği başlatma çabasına girdi ve bunun içinde insanların en zayıf noktası olan inançlarını kullandı.

Basitçe söylemek gerekir ise imamlar, mollalar, şeyhler ile etkin olarak kendi sistemini yerleştirmeye çalıştı. Öyle ki davalar kadılar ile çözülmeye başlandı. Diğer tarafta da buna tepkili olan Rusya’da mahkemeler ile hukuk sistemi oturtmaya kalktı. Derken kıyametler koptu işin sonu inanan kahramanlar ile inanmayan Ruslar arasındaki savaşa döndü.

Şimdi sorarım size. Ruslar yüzyıllarca bölgede egemenlik kurmak için uğraştı. Bu zaman zarfında hiç mi Kafkas kahramanlar olmadı? Olmadı ise Rusları engelleyen neydi? Oysa baktığımızda sanki kahramanlık imamlar, mollalar ile başlamış gibi bir hava estirilir. Biz inançlı insanlarda her zaman Ruslara inançlarımıza engel oldukları için onlarla savaştık gibi algılılarız. Bu bizim yani diaspora Çerkeslerinin tarihi ama Kafkas tarihi değil. Bunu iyi anlamakta fayda var.

Yüzyıllarca uğraşan Ruslar bizleri dağıtamadı ama mollalar, imamlar darmadağın etti. Kısaca Kafkasların vatan değil de, inanç için savaşa girmesi her iki tarafında ekmeğine yağ sürdü.

Gelelim bu güne. Aynı senaryo tekrar sahneye konuyor. Maalesef bizlerde bu duruma seyirciyiz. Hatta oyunun devamı için farkında olarak ya da olmayarak destek bile veriyoruz. Yine vatan değil de inanç için savaşmaya çalışıyoruz.

Diasporadan hırslı delikanlılar gidiyor, ne için gidiyor?

Ölmeye gidiyor ama vatan için değil inançları için. Tabi ki, hepsi değil ama büyük bir kısmı aynı mantıkta. Daha ölmekten, sürülmekten, yok olmaktan bıkmadık mı?

Diasporadan Kafkasya’ya insanlarımız gidiyor, ne için gidiyor?

Ekonomik olarak kendimi kurtaracak bir vurgun yaparda geri gelip nasıl rahatça yerim diye. Tabi ki hepsi değil ama hatırı sayılı bir grup o mantıkla gitti ve Kafkasya’yı yerden yere vurarak geri geldi.

Diasporadan Kafkasya’ya gidiyor, ne için gidiyor?

Orada “kadı” seçmek için. İnsanların inançları ve toplumsal sistemleri ile dalga geçmek için. Tabi ki, hepsi değil ama kadı seçebilecek kadar işin ayarını kaçırmış olarak gidenlerde vardı.

Diasporadan Kafkasya’ya habire gidiyoruz ama oradaki sistemi anlamadan, en ufak bir saygı duymadan kendimizce bir sistem oluşturmak için gidiyoruz, gitmeye çalışıyoruz.

Kafkasya çok mu saf? Bütün bu olup biteni anlamıyor mu? Oysa azıcık mantık yürütmek için sadece eğitim seviyelerine bakmak yeterdi.

Kafkasya kendi yapısı içerisinde Ruslardan etkilenmiştir, gayet doğal. Diaspora içerisinde bulunduğu kültürlerden ya da sistemlerden etkilenmedi mi? Bizler ne kadar Çerkes kalabildik ki, Kafkasya’da vatanında kalan insanları eleştirme hakkını kendimizde görüyoruz. Sonuçta onların her şeyi kaybetse bile,  kaybetmeyecekleri bir şeyleri var. Ata topraklarının sahipliği.

Kısaca, diaspora eğer Kafkasya’yı kendine benzetmek için istiyorsan, çek elini Kafkasya’dan. Öyle ki senin oraya verebileceğin hiçbir şey yok. Sistemlerini senin çarpık düşüncelerin ile düzenleyecek değiller.

Gitme, gitme ki Kafkasya kendi olsun.

Zamanında da vatanını düşünmedin, şimdi de düşünmüyorsun.

Sadece ve sadece anavatan olarak göremeyeceksen, çek elini o zaman Kafkasya’nın üstünden.

KAPAT