BİR KÜRT NART EFSANESİ: AVCI, KIZ VE DEV

Anlatan: Emin Bebe
Derleyen: HAPİ Cevdet Yıldız 

Genç avcı, avlanmak için  dağda gezerken çok güzel bahçesi olan büyük bir evle karşılaşmış. Kapıyı açıp bahçeye girdiğinde çok güzel bir kız görmüş. Kız, Dev’in tutsağı olduğunu ve ona hizmet ettiğini, iki yıl sonra da serbest  bırakılacağını söylemiş.

“Gel, hemen  götüreyim seni, iki yıl Dev’e katlanamazsın” demiş avcı.

“Olmaz” demiş kız. “Dev’in yaman bir atı var. Normal bir atın yedi günde aldığı yolu bir günde alıyor. Senin atın onunkiyle başa çıkamaz” diye karşı çıkmış, ama delikanlı diretmiş, kızı terkisine alıp yola koyulmuş.

Dev ikindiye doğru uyanmış, kızın gittiğini anlayınca atına binip kızın peşine düşmüş, çok geçmeden de yetişmiş. Kızı hemen kapmış, atın göğsüyle çarpıp oğlanla atını birkaç metre ileriye, ormanın içine fırlatmış.

Bir süre sonra delikanlı ve atı kedilerine gelmişler. Dev ise, kızı alıp evine geri dönmüş, kızı bir güzel azarlamış, bir daha böyle bir işe kalkışacak olursa, tutsaklık süresini uzatacağını da söylemiş.

Ertesi gün öğleye doğru delikanlı yeniden kızın yanına gitmiş. Kız, “Bir daha gelme. Dev ikimizi de öldürür. Ben umarsızım ama sen vaktin varken kendini kurtarmaya bak” demiş.

Delikanlı da, “Baş koydum, seni Dev’in elinden kurtarmadan hiçbir yere gitmem, öleceğimi bilsem bile” demiş.

“Öyleyse bekle” demiş kız. “Ben önce devin canının nerede bulunduğunu öğrenip sana söyleyeyim, ondan sonra ne yapacağını sen bilirsin”.

Dev uyanınca, onu sofraya buyur etmiş, ardından “Dev, seni çok seviyorum. Beni hiç aç bırakmıyorsun, en iyi, en tatlı yiyecekleri getiriyorsun, sırf ev işleriyle, sana yemek hazırlamakla sana olan sevgimi yeterince  göstermiş olamam. Canının nerede olduğunu bilirsem, senin olmadığın zamanlarda ona da saygı gösteririm. Canın nerede? ” diye sormuş kız Dev’e.

Dev, “Benim canım bu oda kapısında” demiş.

Kız, Dev ava çıkınca, gün boyu kapıyı değişik renklerle boyamış, süslemiş. Dev dönünce şaşırmış, “Nedir bu böyle? ” diye sormuş.

“Senin yokluğunda, senin canını sevindirmek, ona saygıda bulunmak için yaptım bunu” demiş kız.

Dev bir kahkaha patlatmış, “Deli kız, boşuna yorulmuşsun. Benim canım kapıda değil, kapı önündeki dut ağacında” demiş.

Kız, ertesi gün, Dev dönene değin, dut ağacının yapraklarını renk renk boyamış, ağacı ve dallarını kurdelelerle süslemiş. Dev, döndüğünde gördüklerine şaşırmış mı şaşırmış. “A deli kız, benim canım ağaçta olur mu hiç? Ben sana bir şaka yaptım. İleride, dağda  güzel bir göl var, her gün bu göle su içmek için üç ceylan  gelir, benim canım bu ceylanların en güzel ve en hızlı olanının sol bacağına gömülü bir kutunun içinde. Kutunun içinde de üç sinek var, benim canım işte o sineklerde. Kimse o ceylanı avlayamaz, o denli hızlı ve çevik bir hayvan. O nedenle, ‘canın’ diye  boşuna yorulma” demiş Dev.

Kız bunu delikanlıya söylemiş. Delikanlı ertesi gün ceylanları beklemiş, en güzel olanını da görmüş. Ama tam emin olmak için görünmeden ceylanları ürkütmüş, çünkü en hızlı olanını tam saptamak istemiş. . .

Ertesi gün bekleyip ceylanı vurmuş, delikanlı o denli yaman bir avcı imiş. Ceylanın bacağındaki kutuyu çıkarmış, ilk sineği almış, sıkmaya başlamış, uzaktan bir bağırtı sesi duymuş. Birinci sineği öldürmüş. İkinci sineği alıp ezmeye başlamış, “Yapma!” diyerek, bağırarak Dev’in  kendisine doğru koşmakta olduğunu  görmüş. Sineği sıkarak öldürmüş, üçüncü sineği de almış, Dev yetişmiş, kan ter içinde delikanlının üzerine bindireceği bir sırada, delikanlı son sineği ezip öldürmüş. Dev ise, güm diye yere yuvarlanmış, deprenerek can vermiş.

Delikanlı kızı kurtarıp köyüne götürmüş. Büyük bir düğün yapılmış. Danalar, kuzular kesilmiş. Kızları kaçıran kötü Dev’den kurtuldukları için köylüler çok sevinmişler. O nedenle her taraftan hediyelerle insanlar düğüne gelmişler. Böylece delikanlı ile kız evlenip mutlu olmuşlar.

Not: Bu masalı 1972 yılında yedeksubay olarak İstanbul’da  askerliğimi yaptığım bir sırada, bölük posta erimiz olan Ş. Urfalı ve bir Kürt olan Emin Bebe‘den dinlemiştim. Adige/Çerkes varyantlarından farklılığı “göl, üç ceylan ve ceylanın budundaki üç sinek bulunan kutu” kısmıdır. Çerkes varyantları daha geniş, atların elde edilişi, atlar, Dev ve masal kişileri  isimlendirilmiş durumdadırlar. Bir Çerkes Nart efsanesi varyantı örneği için Bkz. “Verzemeg ile Yımıs’ın Doğuşu Öyküsü “, CircassianCenter. com, CC, Edebiyat/Efsaneler-Mitoloji Bölümü, ayrıca “Nartlar”1-7, CC, internet. -HCY

KAPAT