ADİGE RESSAMLAR TARİHİ CANLANDIRIYOR

 Adige Mak
Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız

30 yıl, az süre sayılmaz. “Adige Cumhuriyeti Ressamlar Birliği” 30 yaşında. Bu süre içinde yapılan çalışmaları derleyerek, tarih sayfalarına bir dönüş yapmak istedik. Görüşlerini öğrenmek için HUAJ Ramazan ile buluştuk.

– Ramazan, 2008 yılında AC Ressamlar Birliği Başkanlığına seçildiniz, sizden önce yapılmış olan çalışmaları bir değerlendirir misiniz?

– Boş bir alanda çalışmaya başlamış değilim. Adigey ressamlarının ilginç bir tarihsel geçmişlerinin bululuğunu biliyordum, işbirliği yapacağım kişiler  bana uzak olan kişiler değildiler.

 

– Adigey’de sanatın gelişmeye başladığı ilk evrede  ressamların çalışmaları hangi düzeydeydi?

– İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ressamlar daha organize bir biçimde örgütlenmeye başladılar. A. Godov ile A. Çeçin resimle ilgileniyorlardı. A. Glukhovtsev daha çok grafik, K. Sidaşenko   heykeltraş üzerine çalışıyordu. 1970’de D. Melnikov, E. Ovçarenko, P. Filippenko, A. Manakyan ve daha başkaları da ressamlarımız arasına katıldılar.

 

– Adigey, Krasnodar Kray’dan ayrılmamış  iken Adigey Ressamlar Birliği kurulmuştu. Buna göre, ressamlar Adigey’in Krasnodar’dan ayrılacağını biliyorlardı sanki...

Ramazan gülümsüyor. Önündeki kitap ve dergileri karıştırıyor. Ressamlara ilişkin kitapları alıyor, yapılan çalışmalara bakıyor, örgüt başkanlarından söz ediyor. Denizde yüzmek isteyenin gerekeni yapacağını söylüyor.

Pet’ıveşe Feliks 1979 yılında Adigey Ressamlar Birliği’nin ilk başkanı oldu. Onu 1989-1991 yılları arasında D. Menikov, 1991-1992 yıllarında Kat Tevçoj (*), 1992-1993 yıllarında A. Kuşu (А.  Кушъу), 1993-2003 arasında B. Boronikin, 2003-2008 arasında da E. Ovçarenko Birlik başkanlığını yürüttüler.

 

– Henüz Krasnodar Kray’dan ayrılmamış iken, krayınkinden ayrı  bir Birlik kurulmuş olmasının belli bir anlamı var mıydı?

– O sıralar, ressamlarımızın yapıtları Leningrad (şimdi St. Petersburg)  ve Moskova’da ikişer kez  sergilendi. Ressamlarımızın yapıtlarına gösterilen ilgiler nedeniyle, ressamlarımız SSCB düzeyinde daha yakından tanınır oldular.

 

– Adigey ressamlarının SSCB düzeyinde  tanınması işine ilk omuz veren ressamlarımız kimler oldular?

– Geçmişi ele aldığımızda ilginç örneklerle karşılaşıyoruz. Pet’ıveşe Feliks, Sergey Rezyukin, TIGUJ Mıhamod, Adigey’e başarı getiren ilk ressamlarımız arasındalar.

 

– Adigey Ressamlar Birliği, Krasnodar Kray’dakinden  ayrılınca  daha mı iyi oldu?

– Krasnodar Kray Birliği’nin bize zarar verdiğini, ressamlarımızın çalışmalarını engellediğini söyleyemem. Kendi Birliğimiz olunca, ressamlarımız daha fazla sergi açma, sergilere katılma ve tanıtma olanaklarına kavuştular. Örneğin, Krasnodar Kray SSCB  sergilerine katılmaya çağrıldığında, Moskova’ya ne kadar resim götürüleceği yukarıdan söyleniyordu. Moskova’ya götürülecek resimler içinde, Adigeylilere yer kalmadığı, sıranın gelmediği gibi durumlarla karşılaşılıyordu.

 

– Ressamlar siyasetin içindeler mi?

– Hem de sıkı sıkıya. İlk Adige ressamları bize ilginç bir tarihi miras bıraktılar. Sanatın yaşama bağlı olduğu yapıtlarından açıkça anlaşılıyor. Tarımsal (kolhoz) yaşam/köy yaşamı, sanayi (промышленност), kutlama günleri (мэфэкIхэp) ve böylesine görüntüler ressamların çalışmalarından günümüze yansıyorlar.

– Adigey şimdi bir cumhuriyet. Ressamların günümüze ilişkin sorunları ele alıp işlemekte olmaları okuyucularımızın da ilgilerini çekiyor.

– Adige Cumhuriyeti’nin bayrağı, arması ve daha başka devlet nişanları (тамы­гъэхэр) ressamlarımızın çalışma ürünleri arasında. Başka görsel malzemeler de hazırlıyorlar. Ressamlar her bakımdan politikayla ilişkililer, yapıtlarını görüyorsunuz.

 

– Kişi yaptığı işe göre değer kazanıyor. Jübilelerde kişilerin övüldüklerini görüyoruz. Günümüzde ressamların toplum içindeki yerini anlatmanızı isterdim.

Kat Tevçoj Rusya halk ressamı, AC Devlet Ödülü almış ressamlarımız arasında Ğoneko Muharbıy ile Pet’ıveşe Feliks, AC halk ressamları Meretıko Dolet, Kuane Aslan (Къуанэ Аслъан) ve yine Pet’ıveşe Feliks ve daha başkaları bulunuyor. Cumhuriyetimizin kıdemli ressamları da bulunuyor. Yevtıh  Asé (Еутых Асе), yapıtlarıyla uluslararası düzeyde tanınmış biri. Bir cumhuriyetimizin olması, ressamların gücüne ve yapıtlarının tanıtılmaları işine güç katmış oldu.

– Övülmeyi sevmeyen insan olmamalı. Ressamların çağın gerisine düşmüş olduğunu söyleyen kişilerle karşılaştığınız oluyor mu?

-Arkamızdan söylenenleri bilemem. Kimse yüzüme karşı böyle bir şey söylemiş değil.  

– Adige Cumhuriyeti Ressamlar Birliği’nin üye sayısı 48. Bu üyelerin tümü yaşamda görülen değişimleri gereğince işlemiyor olsa bile, kuruluş yılınız nedeniyle bu çalışmalar üzerine neler söylemek istersiniz?

– 27 Ekim’de Maykop’ta açılacak sergimizin hazırlıkları sürüyor. Ressamların çalışmaları sergilenecek, hiçbirini eleştirecek değilim. Ancak eksiği olmayan kişi düşünülemez. Ressamlarımız araştırma ve arayış içindeler, çıkış yollarını arıyor ve  buluyorlar da. Geçirdiğimiz zorlu dönemi düşündüğümüzde, günün önüne geçmiş olarak çalışanımız hiç de  az değil. Şükür. BIRSIR Abdulah, yüzyıllar boyunca Adige ülkesini (Адыгэ чIыгур) savunan yiğitler adına Maykop’ta dikilecek olan ‘Kahramanlık Anıtı’ (саугъэт) için var gücüyle çalışıyor. Kat Tevçoj, Yetıh Asé, KUANE Aslan, Edvard Ovçarenko, LEPAÇ’E Nurbıy, Vladimir Vtorenko, Vitaliy Barkin, İrina Berdikhina ve diğerlerinin resimleri üzerine söylenecek olumlu çok şey var.

– Çalışma yeriniz ve gereksinmeleriniz nelerdir? Kuruluş yıldönümünüz nedeniyle çalışmalarınızı ve AC Kültür Bakanlığı ile olan ilişkilerinizi  anlatır mısınız?

– SSCB döneminde devlet, meslek kuruluşları ile ilgileniyor, maddi yardımda bulunuyordu. Bu son yıllarda  “sıkıntılı” bir döneme girdik, yine de Adige Kültür Bakanlığı’ndan memnunuz. Kültür Bakanlığı Bölüm Başkanı ŞEVGEN Bel bize yardımcı oluyor. Adigey ressamlarına ilişkin kitapların renkli, süslenmiş ve kaliteli olarak yayınlanmalarını sağladı. Baskı ve resimler güzel, resimlerin her biri sanki birer canlı imiş gibiler, sanki insanla konuşmayı arzuluyorlar gibiler.

– Ressamlar Ekim Devrimi’ni, İkinci Dünya Savaşı yıllarını ve diğer dönemleri resmetmeyi başarmışlardı. “Anayurt Bize Sesleniyor” adlı resim tüm dünya ülkelerini dolaşmış, hiç eskimeyecek, gündemden düşmeyecek  gibi.

– İkinci Dünya Savaşı’nın bizim zaferimizle sona erişinin 65. yıldönümü hazırlıkları içindeyiz. Şu sıralar Kat Tevçoj tarihi konulara eğilmiş bulunuyor. BIRSIR Abdulah, Edvard Ovçarenko, ĞONEKO Murat ve diğerleri yurtseverlik temalarını işliyorlar.

– Adige kökenli öğrenci ve öğretmenler arasında resimle ilgilenenlerin sayısı fazla değil. Genç ressamların yaşamına ilişkin olarak ayrı bir görüşme yapsak iyi olur sanırım. Yıldönümünüzü nasıl kutlayacaksınız?

– Başarılı olan herkesi kutlayacak, saygınlayacağız. Yaşam durağan değildir. Önümüzdeki dönemde yürüteceğimiz çalışmalar  konusunda  konuşacağız. Birliğimizi sevenlere ve bize destek çıkanlara teşekkür ediyoruz, sağolsunlar.

 

– Başarılarınızın artarak sürmesini diliyoruz.

(*) KAT Tevçoj için Bkz. Tabloları bizimle konuşuyor, CC Kültür-Sanat

 

KAPAT